Turkish-English translations for ana:

main · mother · home · mama · master · primary · head · mom · base · major · Mother Nature · ma · central · chief · parental, parent · leading · mommy · Mother Earth · key · momma · arterial · capital · core · basic · mainstream · main part · mummy · broad · mainline · mum · cardinal · Grand · dam · elemental · essential · other translations

ana main

Robot bir,.. robot iki, robot üç,.. lütfen, derhal ana kargo bölümüne rapor verin.

Drone one,. .drone two, drone three,. .please report immediately to the main cargo area.

Ana motorlar dört dakika içinde çalışacak.

Main engines start in four minutes.

Ana güç merkezi nerede?

Where's the main power?

Click to see more example sentences
ana mother

Annen şu an burada mı?

Is your mother here now?

Şu ana kadar, annen bir takside öldü bir trende öldü, bir uçakta öldü ve bir teknede öldü.

So far your mother has died in a cab, on a train, on a plane, in a boat.

Bazen Tabiat Ana'nın başka planları olur, tatlım.

Sometimes Mother Nature has other plans, honey.

Click to see more example sentences
ana home

Evet ama şu an evde değil.

Yes, but he's not home right now.

Ama evde değildir şu an.

But he's not home right now.

Ben şu an evdeyim.

Well I'm home now

Click to see more example sentences
ana mama

Ama Maggie dedi ki, Koca Ana da

But Maggie said, and Big Mama

Ne haber koca ana?

What's up, big mama?

O ölüyor Koca Ana.

He's dying, Big Mama.

Click to see more example sentences
ana master

Tüm bunlar benim gizli ana planımın bir parçası.

It's all part of my secret master plan.

Bu ana yatak odası mı?

Is this the master bedroom?

Sam ve ben ana yatak odasını alıyoruz.

Sam and I are taking the master bedroom.

Click to see more example sentences
ana primary

Ana kontrolü yaptım ve şu an için iyi.

I did a primary check, and she's fine for now.

Ana sistemler geri geliyor.

Primary systems are coming back.

Ana füzyon başlatıldı.

Primary fusion initiated

Click to see more example sentences
ana head

Şu an bir kafa ve kalpten başka bir şey değil ama sana da gereken bu değil mi?

It ain't much more than a head and a heart right now, but that's all you need, don't you?

Jeremy ve Matt şu an oraya gidiyor.

Jeremy and Matt are headed there right now.

Eva ve Sebastian şu an oraya gidiyor.

Eva and Sebastian are headed there now.

Click to see more example sentences
ana mom

Anne, ben de seni özlüyorum. Ama pek uygun bir zaman değil şu an.

Mom, I miss you too, but this is not really a good time.

Şu an olmaz anne.

Not right now, Mom.

Annem her an burada olabilir.

Mom should be here any moment.

Click to see more example sentences
ana base

Bilgisayar, bizim ana kampı insan ve ferengi yaşam belirtileri için tara.

Computer, scan our base camp for human and Ferengi life signs.

Ve şu an, bu üssü ele geçirmeye çalışıyor.

And right now he's trying to conquer this base.

Alo, ana kamp?

Hello, base camp!

Click to see more example sentences
ana major

Çocuklar, bu onun için önemli bir an.

Guys, this is a major moment for her.

Bu bir ana güvenlik ihlali.

That's a major security breach.

Bunlar bu ayın ana zanlıları.

These are this month's major suspects

Click to see more example sentences
ana Mother Nature

Biz Doğa Ana hakkında konuşuyoruz..

We're talking about Mother Nature.

Bazen Tabiat Ana'nın başka planları olur, tatlım.

Sometimes Mother Nature has other plans, honey.

Ben bazen doğa anayı tercih ediyorum.

Sometimes I just prefer mother nature.

Click to see more example sentences
ana ma

Hanımefendi, şu an önemli olan bu değil.

Ma'am, that's not important right now.

Hanımefendi, şu an o şahıs nerede?

Ma'am, where is the person now?

Si Luis Chama no baja de la montaña para la mañana vamos a matar cinco de ustedes.

Si Luis Chama no baja de la montańa para la mańana vamos a matar cinco de ustedes.

Click to see more example sentences
ana central

Dikkat, şef mühendis Davis, lütfen ana değerlendirme bürosuna rapor verin.

Attention, Chief Engineer Davis, please report to central evaluation.

Durakları; Merkez Sokağı, Davis Sokağı, Ana Sokak, Rogers Park,

Calling at Central Street, Davis Street, Main Street, Rogers Park,

Şef mühendis Davis ana değerlendirme bürosuna.

Chief Engineer Davis to central evaluation.

Click to see more example sentences
ana chief

Aslında şu an için şef.

It's actually chief now.

Şef şu an meşgul.

The chief is busy now.

Bu mükemmel şehrin yeni polis şefini işe almak benim için çok önemli bir an.

Hiring this great city's new chief of police is well, it's a big moment for me.

Click to see more example sentences
ana parental, parent

Ben ile konuşabilir sizin Bir an için anne.

I could speak with your parents for a moment.

Ailesi şu an nerede?

Where are her parents now?

Güven bana, şu an ailenin arasında duygusal bir facia var.

Trust me, it's like an emotional holocaust between your parents right now.

Click to see more example sentences
ana leading

Şu an bizim elimizdeki tek şey bu.

Right now this is our only lead.

Fakat şu an, tek ipucumuz o.

But right now, she's our only lead.

Şu an için tek ipucumuz O.

Right now, it's our only lead.

Click to see more example sentences
ana mommy

Tatlım, anne sana şu an yardım edemez.

Okay. Honey, mommy can't help you right now.

Ama annen şu an burada değil.

But mommy is not here now.

Hayır, annemle babam şu an evde değil.

No, my mommy and daddy aren't home right now.

Click to see more example sentences
ana Mother Earth

Bu da Toprak Ana için.

That's for Mother Earth.

Ve Terrance ve Phillip toprak anadan daha önemli?

And terrance and phillip are more important than mother earth?

Toprak Ana. Toprak Ana ölüyor.

Mother Earth, Mother Earth is dying

Click to see more example sentences
ana key

Anahtar nerede şu an?

Where's the key right now?

Şu an önemli olan şey, tek anahtar şeyi anlaman

What matters now is that you realize one key thing

Şu an için, sadece anahtarlar.

As of now only the keys.

Click to see more example sentences
ana momma

Ev iyi görünüyor Doll ana.

House looks good, Momma Doll.

Sorun yok, Küçük Ana.

It's okay, Little Momma

Ana ayı dedi ki:

The momma bear says:

Click to see more example sentences
ana arterial

Bu bir ana atardamar.

This is a main artery.

Sol ana koroner damarda.

The left main coronary artery.

Ana arterdeki vasküler bir sorun hipogonadizme yol açmaz.

Vascular problem in a major artery wouldn't cause hypogonadism.

Click to see more example sentences
ana capital

Arkadaşım John Floyd Windy ile başkentte çalışıyor şu an.

My friend John Floyd works with Windy at the capital now.

Kırk Kilrathi ana gemisi yaklaşıyor.

Forty Kilrathi capital ships are closing.

Tam bir pislik gibi hissediyorum şu an.

I feel like such a capital-J jerk right now.

Click to see more example sentences
ana core

Tam olarak değil. Ana hafıza hâlâ sağlam.

Not entirely, the core memory is still intact.

Warp çekirdeği ve ana itiş sistemleri devrede.

Warp core and main propulsion are on line.

Ana güncelleme tamamlandı.

Core update complete.

Click to see more example sentences
ana basic

Şu an size sadece bir ağaç gösteriyorum.

Basically I'm just showing you a tree now.

Bu bizim ana peynirimiz.

This is our basic chèvre.

Bu bir ana profiterol pastasıydı.

It was a basic choux pastry.

ana mainstream

Ana akım medyanın ön yargılı olduğunu biliyorum ama bu, çok saçma.

Well, I know the mainstream media is biased but this is absurd.

Ben ana akım sinema yapmak istiyorum.

I want to do mainstream movies.

Evet, kesinlikle ana akım işi bu.

Yeah, it definitely feels mainstream.

ana main part

Ana otonom sinir ağların ve hayati kısımlar tamamen parçalanmış.

Your main autonomous nerve lines and vital parts are completely severed.

Bu, oyunun ana parçası.

The game's main part

Ana parçaları: "plaka," "filaman," "katrot" katot

Main parts: "plate," "filament," "catrode" cathode

ana mummy

Anne şu an konuşamaz, hayatım.

Mummy can't talk now, darling.

Kötü anne. Toprak ana.

Bad mummy, Mother Earth.

Anneciğim, çilingirin evindeyiz şu an.

Mummy, we're at the locksmith's now.

ana broad

Bilirsin, "Ana Cadde" gibi Büyük Cadde gibi.

You know, like Main Street, Broad Street.

Jessica, şu an güpegündüz.

Jessica, it's broad daylight.

ana mainline

Kırmızı olan her şeyin anlamı ana hatta sorun olduğudur.

Everything in red means trouble on the mainline.

Ana hattaki bütün geçitler kapatıldı mı?

Have all the mainline crossings been closed?

ana mum

Şu an annen burada değil.

Your mum not here now.

Annen şu an dinleniyor, Molly.

Your mum's resting now Molly.

ana cardinal

Kardinalin ölümü çok anî oldu.

The cardinal's demise was sudden.

ana Grand

Paula Ana, bu harika bir fikir.

Mother Paula, that's a grand idea.

ana dam

Şu an içeride Efendi Dam ile birlikte.

She's currently inside with Master Dam.

ana elemental

Ana element kuvars.

Quartz, primary element.

ana essential

Şu an sadece gerekli trafik.

Only essential traffic at this time.