Turkish-English translations for aniden:

sudden, suddenly · abruptly · all of a sudden · short · instantaneously · on a sudden · immediately · right now · dramatically · other translations

aniden sudden, suddenly

Evet, yani, her şey gayet güzel gidiyordu, sonra Aniden "Güle güle. Geldiğin için teşekkürler." dedi.

Yeah, I mean, everything was going fine and then, suddenly she said "goodbye", and "Thanks for coming".

Şey, çok ani oldu ve düşünmem gereken çok şey var.

Well, this is very sudden, and I have a lot to think about.

Ama aniden, teğmen onu aşağı çekmiş.

But suddenly, the lieutenant pulled him down.

Click to see more example sentences
aniden abruptly

Geneviève benim için hâlâ bir çocuk Bu ani ricanız beni biraz tedirdin etti.

Geneviève for me is still a child, and your abrupt request is somewhat unsettling.

Hiçbir açıklama yok Bu ani kalkış için.

There is no explanation for this abrupt departure.

Babasız aile ve böyle cenazeden sonra, bu anne aniden ortadan kayboldu.

Fatherless Family and such After funeral, this mother abruptly disappeared.

Click to see more example sentences
aniden all of a sudden

Sonra herşey çok ani oldu, "Hey, Josh ve Julia!

And then all of a sudden, "Hey, Josh and Julia!

Şimdi aniden, bir şey yok mu?

Now, all of a sudden, it's nothing?

Aniden sanki içinde bir şey oldu rahatlama gibi bir şey.

And all of a sudden there was something like a relief in him.

Click to see more example sentences
aniden short

Biraz ani oldu. Ama hayat kısa ben de bunu kısa anlatacağım.

So a little sudden, but life is short so I'll keep this shorter.

Biliyorum ani oldu ama öğrendiğim bir şey varsa o da hayatın çok kısa ve mutluluğun geçici olduğu.

And I know it seems sudden, but if I've learned anything, it's that life is too short and happiness is fleeting.

Hayat kısa ölüm ani olabilir. Ama Gerçek Yücelik sonsuza dek sürer.

And though life may be short and death sudden, true greatness lasts forever.

Click to see more example sentences
aniden instantaneously

Ölümü muhtemelen ani olmuş, değil mi Tom?

Death was probably instantaneous. Right, Tom?

Bu büyük ihtimalle ani olmuş.

It was most likely instantaneous.

Evet, umuyorum ani bir ölüm olmuştur.

Yeah, hoping for instantaneous death.

aniden on a sudden

Han aniden bir gezisine çıktı.

HAN suddenly left on a business trip.

Çok kısa sürede ve ani korkunç bir yangınla rutin bir test esnasında fırlatma rampasında

We got a short! and after that sudden and horrible fire on the launchpad during a routine test

aniden immediately

Senin içinde ani bir tehlike yok.

You're in no immediate danger.

Evet, ani ölüme neden olabilir.

Yes, it could cause immediate death.

aniden right now

Affedersin Ani, fakat Padmé şu anda burada değil.

I'm sorry, Ani, but Padmé's not here right now.

Afedersin, Ani, fakat Padme şu anda burada değil.

I'm sorry, Ani, but Padme's not here right now.

aniden dramatically

Ani ve çarpıcı bir soğutucu ışını.

A sudden and dramatic cooling beam.