anlıyorum

Bunu şimdi anlıyorum ve bir gün sen de anlayacaksın. Ama o zamana kadar başka seçeneğin yok.

I see that now, and one day you'll see it, too, but until then you don't really have a choice.

Anlıyorum eğer sen gibi daha çok insan olsaydı dünya çok daha iyi bir yer olurdu.

I understand that if everyone was more like you, the world would be a better place.

O zaman belki sen ve ben, anlarsın ya.

And then maybe you and I, you know.

Anladım. Ben, ben çok üzgünüm ama yapabileceğim bir şey yok.

I'm sorry, but there's nothing I can do about that.

Tatlım seni seviyor ve anlıyorum ama yarın benim için çok önemli bir gün.

Honey, I love you, and I hear you, but I have a really big day tomorrow.

Evet ama ben ne anlarım ki?

Yeah, but what do I know?

Evet, ama anlarsın ya, bu sanki

Yeah, but you know, this is like

Tamam anlıyorum ama, senin için tam olarak ne anlama geliyor bu?

Okay, I got it, but what does that mean to you, exactly?

O zaman benim için bir şey yap. Bana doğruyu söyle çünkü insanların bana yalan söylediğini anlarım.

Then do something for me tell me the truth, because I know when people are lying to me.

Bak, bunun senin için önemli olduğunu anlıyorum. Ama sanmıyorum ki

Look, I understand that this is important to you, but I don't think