Turkish-English translations for anne:

mom · mother · mama · mommy · mum · mA · parents, parent · mummy · momma · mam · mamma · mammy · maternal · mater · maw · old lady · other translations

anne mom

Hiçbir şey anne, her şey yolunda. Sadece biraz rahat bırak lütfen.

Nothing Mom, everything is fine, just leave me alone right now please.

Anne, anne, lütfen, bir şey yap!

Mom, mom, please, do something!

Anne, baba, bu kadarı çok fazla.

Mom, Dad, this is too much.

Click to see more example sentences
anne mother

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Yani, o senin annen, değil mi?

I mean, she's your mother, right?

O zaman bana neden "kötü anne" dedin?

Then why did you call me a bad mother?

Click to see more example sentences
anne mama

Sen benim küçük kızım olabilirsin ama ben senin annen değilim.

Now, you might be my baby girl, but I'm not your mama.

Annen ve baban asla evde olmadı.

Your mama and daddy was never home.

Lütfen, Anne, beni bırakma.

Please, Mama, don't leave me.

Click to see more example sentences
anne mommy

Anne ve baban sana bir şey olmasına asla izin vermeyecek, tamam mı?

Mommy and Daddy are never gonna let anything happen to you.

Annen seni seviyor bebeğim.

Mommy loves you, baby.

İster inan ister inanma Liz ama bir zamanlar benim de annem vardı.

Well, believe it or not, Liz, I once had a mommy, too.

Click to see more example sentences
anne mum

Charlie, annen ve ben düşündük ki belki de doğum günü hediyeni bu gece açmak istersin.

Charlie, Mum and I thought maybe you wanna open your birthday present tonight.

Ama annen ve benim buna ihtiyacımız var.

But your mum and me, we need this.

Belki senin için değildir anne.

Yeah, maybe not to you, Mum.

Click to see more example sentences
anne mA

Bana dedin ki anne Arnie, Stewie ve ben yüzmeye gidiyoruz. Anne her şey yolunda mı?

You said to me, "Ma, me and Arnie and Stewie we're going swimming" Ma, is everything all right?

Merak etme anne, her şey yolunda.

Don't worry, Ma, everything's fine.

Anne, şurada ateş yapan bir adam var.

Ma, there's a man making fire over there.

Click to see more example sentences
anne parents, parent

Belki dünyanın en iyi anne babası değildik, ama en kötüsü de değildik, değil mi?

We weren't the best parents in the world, but we weren't the worst either, right?

Anne baban sana bir şey öğretmedi mi?

Didn't your parents teach you anything?

Ben, o, annesi, babası, arkadaşı Jules ve Eddie.

Just me, her, her parents, her friend Jules, and Eddie.

Click to see more example sentences
anne mummy

Annen ve sen ve küçük kız kardeşin için.

For your mummy and you and your little sister.

Evet, biz de şimdi okuduk. Annem az önce aradı.

Yeah, we've just read it, and Mummy just called.

Tanrı ve annen için.

For God and for Mummy.

Click to see more example sentences
anne momma

Merhaba, ben Hattie Mae Pierce, ama bana Koca Anne diyebilirsin.

Hi there. I'm Hattie Mae Pierce, but you can call me Big Momma.

Annenin yanına git ve bana biraz kurabiye getir.

Go home to momma and get me some cookies!

Koca Anne, bu umurumda değil. Ben

Big Momma, I don't care about that.

Click to see more example sentences
anne mam

Anne lütfen, sakin ol Bayan Desrochelles acı çekmedi, hemen öldü

Mam please, calm down. Mrs. Desrochelles didn't suffer, she died immediately.

O kadar kolay, öyle mi anne?

It's that simple, is it, Mam?

Sen bir şeyler bulabildin mi anne?

Did you find out anything, mam?

Click to see more example sentences
anne mamma

Annem, Roberto ve Alfredo arasında, bütün gün bağırıp, çığlık atıyoruz.

So, between Mamma, Roberto and Alfredo, we yell and scream all day long.

Ben de seni seviyorum anne!

I love you, too, Mamma.

Anne, bu da Leydi Catherine de Bourgh.

Mamma, this is Lady Catherine de Bourgh.

Click to see more example sentences
anne mammy

Anne, o tür bir kitap değil bu.

Mammy, it's not that kind of book.

Sen çay ister misin anne?

Do you want tea, Mammy?

Bu ciddi bir iş, anne.

This is serious, Mammy.

Click to see more example sentences
anne maternal

Oldukça zorlu bir annenin varlığı.

Quite a formidable maternal presence.

Gong Chan daha çok anne tarafından büyükbabasına benziyor.

Gong Chan looks more like his maternal grandfather.

Yani maternal süperego, çünkü ölü anne aslında bir süperego figürüdür.

Maternal superego, because the dead mother is basically a figure of superego.

Click to see more example sentences
anne mater

Anne"demek değil mi latincedeki" mater"?

But isn't mother in Latin pronounced "mater"?

Gözyaşlarının Annesi gitgide güçleniyor.

Mater Lacrimarum grows stronger.

anne maw

Anneni mi düşünüyorsun, Maw Maw?

Is it your mother, Maw Maw?

Maw Maw'ın annesi hayatta.

Maw Maw's mother is alive.

anne old lady

Joey yaşlı annen mi?

Is Joey your old lady?

O yaşlı bayan benim annem, seni ödlek soysuz.

That old lady is my mother, you despicable poltroon.