Turkish-English translations for antika:

antiquity, antique · ancient · old · vintage · curio · quaint · antiquarian · eccentric · other translations

antika antiquity, antique

Tamam. Kelly, büyükannen tuhaf, eski yada antika bir şey satın aldı mı? ya da antika bir şey satın aldı mı?

Now, okay, Kelly, your grandmother, has she bought anything strange or old or kind of maybe an antique?

Antika silahları ilk kez o zaman gördüm.

That's when I first saw the antique guns.

Yedi milyon dolarlık sanat eseri, mücevherler, antikalar.

Seven million dollars worth of art, jewelry, and antiques.

Click to see more example sentences
antika ancient

Bu dövüş sanatları okulunu kurdu, eski ve antika eserleri topluyordu.

Founded this martial art school and collected old ancient artifacts.

Juno Skinner, sanat eserleri ve antika satıcısı Eski İran konusunda uzman.

Juno Skinner, arts and antiquities dealer specializing in ancient Persia.

Tanrım, bu bilgisayar antika.

Jeez, this computer is ancient.

Click to see more example sentences
antika old

Tamam. Kelly, büyükannen tuhaf, eski yada antika bir şey satın aldı mı? ya da antika bir şey satın aldı mı?

Now, okay, Kelly, your grandmother, has she bought anything strange or old or kind of maybe an antique?

Bu dövüş sanatları okulunu kurdu, eski ve antika eserleri topluyordu.

Founded this martial art school and collected old ancient artifacts.

Çok güzel bir antika saat.

It's a beautiful old clock.

Click to see more example sentences
antika vintage

Bu arada antika araba işin nasıl gidiyor?

By the way, how's the vintage car business coming?

Her neyse, bunlar antika küpeler

Anyway, this is the vintage earrings

Tom Paris'ten antika bir dantel kullandı.

Tom used vintage lace from Paris.

Click to see more example sentences
antika curio

Onlar bir antika, eski günlerden kalma bir şey.

They're a curio, a hangover from the old days.

Burası antika dükkânı değil, Bayan Chow.

It's not a curio shop, Ms. Chow.

Hangi antika raf?

What curio shelf?

antika quaint

Noel'den bir hafta önceydi ve orada ufak antika bir postane vardı.

It was a week before Christmas and there was a quaint little post office.

Ne kadar antika ve ferahlatıcı.

How quaint and refreshing.

Klavye, ne kadar antika!

The keyboard. How quaint.

antika antiquarian

Hasır sapkalar, sandallar, kremalı cay antika kitapcılar?

Straw boaters, punting, cream teas, antiquarian bookshops.

Antika ve Çalar Saat Koleksiyonu Sergei Sergeevich Sysoev

Antiquarian clocks and alarm clocks collection Sergei Sergeevich Sysoev

antika eccentric

O sadece biraz antika biridir.

He's just a little eccentric.