Turkish-English translations for antikacı:

antique · antique dealer · other translations

antikacı antique

Köhne bir antikacı bekliyordum; büyüleyici genç bir bayan değil.

I expected a musty antique dealer, not a ravishing young lady.

Baba Malcolm bir broker anne ise bir antikacı dükkânında çalışıyor.

The father Malcolm is a stockbroker, mother works at an antique shop.

Bir süpürge dolabı bile herhangi bir antikacının rüyası olabilir.

Even the broom cupboard could be an antique dealer's dream.

Click to see more example sentences
antikacı antique dealer

Köhne bir antikacı bekliyordum; büyüleyici genç bir bayan değil.

I expected a musty antique dealer, not a ravishing young lady.

Bir süpürge dolabı bile herhangi bir antikacının rüyası olabilir.

Even the broom cupboard could be an antique dealer's dream.

Antikacı, sen de streslisin, bizim gibi.

Antique dealer, you're hard-pressed, like us.

Click to see more example sentences