Turkish-English translations for antlaşma:

treaty · deal · pact · agreement · contract · other translations

antlaşma treaty

Ne tür bir antlaşma, efendim?

What kind of a treaty, sir?

Riva, Klingonlar ve Federasyon arasında birçok antlaşmaya arabuluculuk yaptı.

Riva negotiated many treaties between the Klingons and the Federation.

Bir el sıkışmasından daha fazlasına dayalı bir antlaşma.

A peace treaty based on more than a handshake.

Click to see more example sentences
antlaşma deal

Hey, bu büyük bir antlaşma değil.

Hey, this is not a big deal.

Bu iyi bir antlaşma, teğmen.

This is a good deal, lieutenant.

Evet, oldukça basit bir antlaşma.

Yeah, it's a pretty simple deal.

Click to see more example sentences
antlaşma pact

Ama bugün, Winchester bize ihanet etti antlaşma imzalandı, Allan Gisborne'nun adamı Marian aceleyle götürüldü

But today, Winchester's betrayed us, the pact has been signed. Allan is Gisborne's man. Marian's galloped off.

Bu bir antlaşma, madame.

It's the pact, madame.

Ama bu süre zarfında bir antlaşma yapacağız.

But in the meantime, we make a pact.

Click to see more example sentences
antlaşma agreement

Lin Dong benimle bir antlaşma imzaladı.

Lin Dong signed an agreement with me

Medeni insanlar gibi bir antlaşma imzalayacağız.

We'll sign an agreement like civilized people.

Bir antlaşma bile imzaladık.

We even signed an agreement

Click to see more example sentences
antlaşma contract

Sadece bir antlaşma değil.

It's not just a contract.

Bu antlaşma geçersiz!

This contract is void!

Yeni Zelanda'dan bir antlaşma.

A contract from New Zealand.

Click to see more example sentences