Turkish-English translations for arızalı:

broken · defected, defect, defective · malfunctioning, malfunction · faulty · damaged · cripple · other translations

arızalı broken

Bu taraf da arızalı.

This side is broken, too.

Hala arızalı Bay Brown.

Still broken, Mr. Brown.

Neyim ben? Arızalı araba mı?

What am I, a broken-down car?

Click to see more example sentences
arızalı defected, defect, defective

Bak kim burada. Arızalı dedektif.

Look who's here the defective detective.

Sadece arızalı bir makine parçasını test ediyorum.

I'm simply testing a potentially defective piece of machinery.

Davacı, elinizde başka delil var arızalı hovercraft haricinde?

Plaintiff, is there any additional evidence besides the defective hovercraft?

Click to see more example sentences
arızalı malfunctioning, malfunction

Zaman yolculuğu aygıtı arızalı değildi ve Kagame bunu biliyordu.

The time travel device didn't malfunction, and Kagame knew this

Kontrol sistemi hala arızalı.

Control system still malfunctioning.

F Bölümü arızalı.

Section F malfunction.

Click to see more example sentences
arızalı faulty

Arızalı güç rölesi.

Faulty power relay.

Arızalı işaret fişeği.

Faulty flare casing.

Toprak teli arızalı.

Ground wire faulty.

arızalı damaged

Bak, üzgünüm ama ben, arızalı, bozuk insanları çekici bulurum ve sen de çok normalsin.

Look, I'm sorry, but I'm attracted to damaged, dysfunctional people, and you're just too normal.

Bekle bir dakika, kontrol paneli arızalı, değil mi?

Well, wait a minute, the control panel is damaged, right?

arızalı cripple

Seni arızalı kaltak.

You crippled bitch!