Turkish-English translations for ara:

meanwhile · meantime · break · time · through · check · wait · recess · half · internal · space, spacing · distance · interruption · gap · pause · interval · intermission · smoke · time-out · intermediary · mediate · interim · truce · recreation · respite · interlude · interregnum · cigarette · other translations

ara meanwhile

Bu arada sen kendine bir bardak çay koy ve dinlen.

Meanwhile, you can make yourself a cup of tea and relax.

Bu arada, Ryan ve ben bütün gece embesiller gibi dolaştık.

Meanwhile, Ryan and I are driving around all night like idiots.

Bu arada, Simon için ikinci bir şans vardı.

Meanwhile, it was second time lucky for Simon.

Click to see more example sentences
ara meantime

Ve bu arada, herhangi bir şeye ihtiyacın olursa beni ara ya da bir şey olursa, tamam mı?

And in the meantime, you call me if you need anything, or if anything happens, okay?

Bu arada benim uğraşmam gereken daha önemli şeyler var.

In the meantime, I have more important things to deal with.

Bu arada, Şu yaratık hâlâ buralarda bir yerde.

In the meantime, that creature is still out here.

Click to see more example sentences
ara break

Senin için sıkıcı olabilir ama ben biraz ara verdiğim için mutluyum.

It may be boring for you, but I am happy to have a break.

Tamam, haydi bir ara verelim.

Okay, let's take a break.

Temiz bir ara istiyorum.

I want a clean break.

Click to see more example sentences
ara time

ve aynı zamanda, bizi bir aile olarak bir araya getirdi.

and at the same time, it really brought us together as a family.

Bir dahaki sefere beni ara!

Next time, you call me!

Beni iki saat içinde geri ara.

Call me back in two hours time.

Click to see more example sentences
ara through

Kesinlikle ben bir şey aracılığıyla olmuştur gibi hissediyorum.

I definitely feel like I've been through something.

Onun aracılığıyla Wallace'ı bulmak için daha iyi bir şansımız var.

We have a better chance of finding Wallace through her.

Şu dağların arasında bir yerde yeşil bir vadi var.

Going through these mountains somewhere, there's a green valley.

Click to see more example sentences
ara check

Tamam kontrol et ve beni tekrar ara.

All right, check it out and call me back.

Babam, beni kontrol etmek için her yarım saatte bir arayacak.

My dad's gonna call every half hour to check in on me.

Fakat bu arada, senin için bir bakayım, efendim.

But meanwhile, I'll check into it for you, sir.

Click to see more example sentences
ara wait

Bir dakika tatlım, beni yarın sabah ara

Wait a second, honey. Call me tomorrow morning

Bekle, o seni mi aradı?

Wait, she called you?

Bekle. Onu aradın mı?

Wait, you called him?

Click to see more example sentences
ara recess

Ara da böyle bir şey, çünkü tüm doğal kaotik enerji ara'da temsil edilir.

That's what recess is like, because every natural, chaotic energy is represented at recess.

Sayın Yargıç, kısa bir ara alabilir miyiz?

Your Honor, may we take a short recess?

Sayın Hâkim, kısa bir ara verebilir miyiz?

Your Honor, could we take a short recess?

Click to see more example sentences
ara half

Yarım saat sonra tekrar ara.

Call again after half an hour.

Yarım saat sonra bizi ara.

Call us in half an hour.

Brad beni bir buçuk saat önce aradı.

Brad just called me a half an hour ago.

Click to see more example sentences
ara internal

Yani kağıt üzerinde zengin ama belki uluslar arası kaçak olmak için fazla fakir.

So he's rich on paper but maybe too cash poor to be an international fugitive.

Bu; Kanada, ABD ve Meksika arasında uluslar arası bir girişim.

This, in Canada, an international initiative between the U.S. and Mexico.

Bay Thompson uluslararası arıyor.

Mr. Thompson from international calling.

Click to see more example sentences
ara space, spacing

İkiniz arasında büyük bir boş alan var.

There's a big space right here between you two.

Yaşlı adam Wilson tekrar aradı, uzaylı adam hakkında çığlıklar atıyordu.

Old man Wilson called again, screaming about his space man.

Çocuklar, cidden, lütfen ara verelim.

Guys, seriously, space, please.

Click to see more example sentences
ara distance

Bu gerçekten önemlİ bİr görüşme uluslararası arıyor.

This is a really important call long-distance.

Ben sadece bu iki nokta arasındaki en kısa mesafeyle ilgileniyorum.

I'm interested only in the shortest distance between these two points.

İki nokta arasındaki en kısa mesafe, düz bir çizgidir.

The shortest distance between two points is a straight line.

Click to see more example sentences
ara interruption

Araya girdiğim için özür dilerim, bayanlar ve baylar.

I'm sorry to interrupt, ladies and gentlemen!

Böldüğüm için üzgünüm ama Kate aradı.

Sorry to interrupt, but, um, Kate called.

Todd bu bir konuşma deliği, araya girme deliği değil.

Todd, it's a talk hole, not an interrupt hole.

Click to see more example sentences
ara gap

Ön sol kesici uymuyor, Ve burada da iki ön diş arasında belirgin bir aralık var.

The left front incisor doesn't match, and there's a sizable gap between the two front teeth.

Bak, hayvanlar ve insanlar arasında bir uçurum vardır.

You see, there's this gap between animals and humans.

John Doe ve Henri Bisonnette arasında bir belirsizlik var fakat bu Asher'ın hareket etmediği anlamına gelmez.

There's a gap between John Doe and Henri Bisonnette but that doesn't mean Asher was dormant.

Click to see more example sentences
ara pause

Biraz ara ver de sana güzel bir haber vereyim.

Take a pause. So can I give you some good news?

Ya da en azından ihtiyacım olduğunda ara verebilsem. Mesela şimdi.

Or at least just make it pause when needed, like now.

Belki de kısa bir aranın yardımı olur.

Perhaps a brief pause would be helpful.

Click to see more example sentences
ara interval

Bir Cylon Centurion belirli aralıklarla durarak devriye geziyor.

One Cylon Centurion walks the perimeter, stopping at regular intervals.

Oh Bay Holmes belli aralıklarla ipucu bırakmadan kaybolur.

Oh Mr. Holmes disappears without trace at regular intervals.

Östrojen seviyeleri yüksek. Düzenli regl dönemleri arasında dönüşeceksin.

Estrogen levels high, intervals between menses holding steady.

Click to see more example sentences
ara intermission

Yapamam Bay Booth, ara verilmek üzere.

I can't, Mr. Booth, it's almost intermission.

O harika biri ve ara verdiğimizde de kazandıklarımızı sayıyor.

He's marvelous, and during the intermission he's counting the takings.

Aralar biraz kısa oluyor, yani eğer sen

Intermission's kind of short, so if you

Click to see more example sentences
ara smoke

Evet, sağ ol. Evet. Kesinlikle bir ara yeniden tüttürmeliyiz.

Thanks, yeah We should definitely smoke again sometime

Ah bu arada, sigara içmek yapma.

Oh, by the by, smoking don't.

Aslında, arada sigara içerim.

Actually, sometimes, I do smoke.

Click to see more example sentences
ara time-out

Bu sadece bir ara.

It's just a time out.

Evlat onlara yolu göster ve bir dahakine ara.

Son, show them out, and next time, call.

Kadim tanrılar, savaş lordları ve krallar zamanında,, kargaşa içindeki bir ülke, bir kahraman arıyordu.

In the time of ancient gods, warlords and kings a land in turmoil cried out for a hero.

ara intermediary

General Kyaw Min ile Nerio Winch arasındaki bağlantıyı sağlıyordu.

He was the intermediary between General Kyaw Min and Nerio Winch.

Bilinç ve bilinçsizlik arasındaki aracılar?

Intermediary between consciousness and unconsciousness?

Bek, bir kukla, bir aracıydı.

Bek was a pawn, an intermediary.

ara mediate

Hayır ben ara bulucuyum, bebek bakıcısı değil.

No, I'm a mediator, not a babysitter.

Troglitler adına ara buluculuk için izin istiyorum. Vanna.

I'll request permission to mediate for the Troglytes.

Ara buluculuk yapar mısın?

Will you please mediate?

ara interim

Bu arada, çok dikkatli ol Bay Bullock.

Be very careful in the interim, Mr Bullock.

Biz cerrahi geçici bir şefimiz var, böylece Kinney bir alan gezisi oluyor, ya da o yeni bir arıyor?

We have an interim chief of surgery, so is Kinney going on a field trip, or is she looking for a new job?

ara truce

Senin için geldim, Saylon ve İnsan arası bir ateşkes teklifi için.

I'm here for you,to offer a truce between cylon and human.

Jotun kralı Laufey ile aramızda ateşkes antlaşması var.

I have a truce with Laufey, King of the Jotuns.

ara recreation

Belki de Horatii ile Curiatii arasında bir dalaş başlatmayı istiyorlar.

Maybe they wish to recreate the battle between the Horatii and Curiatii.

İspanyolca ara-metinler en baştan oluşturuldu.

The Spanish inter-titles were recreated.

ara respite

Devam etmeden önce kısa bir ara

A brief respite before we continue

ara interlude

Ki bu da bizi ara müziğimize götürüyor,

Which leads us on to the musical interlude,

ara interregnum

Ara krallığın ruhları, sizi çağırıyorum!

Spirits of the interregnum, I call.

ara cigarette

Özür dilerim, sigara arıyordum.

Sorry. Looking for a cigarette.