Turkish-English translations for araba:

car · driving · ride · auto · carriage · cart · wagon · wheel · coach · vehicle · hire · automobile · machine · cab · motor · motorcar · motor car · other translations

araba car

Şu küçük araba hakkında bir gerçek var ki, o da bir isminin bile olmaması.

There is something real about that little car, something that doesn't even have a name.

O araba senin değil

That's not your car

Yine de iyi bir araba olur.

It will still be a good car

Click to see more example sentences
araba driving

Bir de tavsiye vereyim Bu hafta sonu sakın kırmızı ya da beyaz bir araba kullanmayın.

Oh, a word of advice don't even think of driving a red or a white car this weekend.

Bu ikisi ne tür bir araba kullanıyor?

What kind of car did those two drive?

Dur dur sen araba kullanıyorsun?

Wait, wait, wait. Are you driving?

Click to see more example sentences
araba ride

Evet, eh, ben de öyle ama bize araba lazım, o yüzden, yanında ne kadar var?

Yeah, well, neither do I, but we need a ride, so how much have you got?

Bu çok güzel bir araba Pacey.

This is a really sweet ride.

Umarım yakında yeni bir araba alırsın Tavşan.

I hope you get a new ride soon, Rabbit.

Click to see more example sentences
araba auto

Dört büyük araba hırsızlığı beş silahlı soygun.

Four counts, grand theft auto. Five counts, armed robbery.

Bu bir araba sigortası!

This is auto insurance!

Araba bakım servisi. Yağ ve filtre değişimleri.

Auto maintenance, changing oil and filters.

Click to see more example sentences
araba carriage

Ona araba için bu parayı ver ve onu eve gönder.

Give him this money for a carriage and send him home

Eski mi eski bir araba var

There is an old, old carriage

Tek bir at var. ve kişisel eşyalarını taşımak için bir araba.

With one horse and a carriage to carry some belongings.

Click to see more example sentences
araba cart

Ben Ryan Dunn, ve bu da Roket Araba.

I'm Ryan Dunn, and this is the Rocket Cart.

O bir araba için iyi bir at. Bir olsaydı.

He's a good horse for a cart if you had one.

At ve araba?

Horse and cart?

Click to see more example sentences
araba wagon

Rosemary, Louise, Tommy araba için battaniye ve yastık alın.

Rosemary, Louise, Tommy get blankets and pillows for the station wagon.

Sarı saç araba, asker ve konuşan tel gönderiyor.

And yellow hair send wagon, soldier and speaking wire.

Morgan bunun için bir araba yolladı.

Dr Morgan sent a wagon for it.

Click to see more example sentences
araba wheel

Demek istediğim, nasıl bir şeydi, dört tekeri ve önünde küçük motoru olan küçük bir araba mı?

Well, I mean, what was it? A small car with four wheels and a little engine at the front?

Bize yeni bir araba lazım.

We need some new wheels.

Yeni araba lazım?

Need some new wheels?

Click to see more example sentences
araba coach

İlk önce araba bizi buraya getirdi, şimdi de yemek masası.

First the coach brings us to the castle, and now the dinner table.

Ama o sadece bir araba.

But it's just a coach.

Bir araba ve dört tane alacağım.

I'll get a coach and four.

Click to see more example sentences
araba vehicle

Bir araba için mi yani

I mean, for a vehicle?

Ya da iki araba kullandığını bir Maserati bir de Range Rover?

Or that he drove one of two vehicles, a Maserati and a Range Rover?

Lüks bir araba kiralıyor ve yakın zamanda Oakland'da güzel bir ev satın aldı.

She's leasing a high-end vehicle And recently bought a nice house in Oakland.

Click to see more example sentences
araba hire

Ve bu da bir kiralık araba.

And that is a hired fly.

Liz, araba kiralamak için ruhsatın var mı?

Liz, do you have a license to hire cars?

Kiralık bir araba, Richard Costa adına kiralanmış.

It's a hire car, registered to a Richard Costa.

Click to see more example sentences
araba automobile

Sonra Bay Luis Flores'ın benzer bir araba kullandığını gördüm.

Then I saw Mr. Luis Flores driving a similar automobile.

Bu, lüks bir araba çocuklar.

It's a luxury automobile, kids.

Yeni bir araba almaya efendim.

To buy a new automobile, sir.

Click to see more example sentences
araba machine

Bu bir araba değil. Bu bir zaman makinesi.

It isn't a car, it's a time machine.

Araba bir ölüm makinesi, bu kadar basit.

The car is a killing machine, pure and simple.

Yani, araba bir zaman makinesi mi?

So the car's a time machine?

Click to see more example sentences
araba cab

Eğer eve taksiyle geldiysen benim araba nerede?

If you took a cab home, where's my car?

Lütfen bir araba çağır.

Please fetch a cab.

Lanet olası araba yine bozuldu.

The fucking cab broke down again.

araba motor

Bay Selfridge araba kazası geçirdi!

Mr Selfridge in motor car accident!

Gündemde araba yarışları var yaklaşmakta olan Monte Carlo Rallisi.

There's motor-racing on the agenda with the forthcoming Monte Carlo Rally.

İki saydım araba ve bakara.

I count two motoring and baccarat.

araba motorcar

Beyler bu araba lüks arabalar arasında son noktadır.

This is the ultimate luxury motorcar, gentlemen.

Biz bir araba satın almak istiyoruz.

We would like to buy a motorcar.

araba motor car

Bay Selfridge araba kazası geçirdi!

Mr Selfridge in motor car accident!