Turkish-English translations for arabulucu:

mediation, mediator · negotiate, negotiator · arbitrator · peacemaker · go-between · other translations

arabulucu mediation, mediator

Sizinle konuşmak isteyen profesyonel bir arabulucumuz var. Arabulucu mu? O Jimmy'nin annesi ile birlikte.

We have a professional mediator who'd like to talk to you. mediator? he's with jimmy's mother.

Üzücü, ama bu arabulucu gerektiren bir durum değil.

That's sad, but that's not something that requires a mediator.

Bir arkadaşım, bağımsız bir arabulucu.

I'm a friend, an independent mediator.

Click to see more example sentences
arabulucu negotiate, negotiator

En iyisi o olduğu söylendi arabulucu var.

I'm told he is the best negotiator we've got.

Sen kendine arabulucu mu diyorsun?

You call yourself a negotiator?

Selam, Sterling Archer, baş arabulucu.

Hi, Sterling Archer, lead negotiator.

Click to see more example sentences
arabulucu arbitrator

Bay Arabulucu, lütfen.

Mr. Arbitrator, please.

Evet, Bay Arabulucu.

Yes, Mr. Arbitrator.

İki taraf da bir arabulucu seçmiş.

Both sides chose an arbitrator.

arabulucu peacemaker

Şimdi hem bir Hristiyan hem de bir arabulucu oldun.

So you are both a Christian and a peacemaker.

Sen çok harika bir arabulucu musun?

And you're the great peacemaker?

Ona arabulucu olduğunu söyle.

Tell him you're the peacemaker.

arabulucu go-between

Ben bir tür arabulucu gibi çalışırım.

I work as a sort of go-between.

Bize bir arabulucu lazım.

We need a go-between.