Turkish-English translations for aralıklı:

range · spacing, space · intermittent · interval · episodic · other translations

aralıklı range

Evet, ama sadece bu kişinin Kaderin aralığında.

Yeah, but only this one's in range of Destiny.

Efendim, bir kişi var aralığında aşağı.

Sir, we've got a contact down range.

Yakın mesafede, aralarında en ufak bir fark yok.

At close range, there's not the slightest difference.

Click to see more example sentences
aralıklı spacing, space

İkiniz arasında büyük bir boş alan var.

There's a big space right here between you two.

Yaşlı adam Wilson tekrar aradı, uzaylı adam hakkında çığlıklar atıyordu.

Old man Wilson called again, screaming about his space man.

Çocuklar, cidden, lütfen ara verelim.

Guys, seriously, space, please.

Click to see more example sentences
aralıklı intermittent

Sensörler aralıklı gama ve termal emisyon tespit ediyor.

Sensors are picking up intermittent gamma and thermal emissions.

Periferik nöropati, ateş, ve aralıklı paranoya.

Peripheral neuropathy, fever and intermittent paranoia.

Bir çeşit, aralıklı elektro manyetik alan örneği.

Some kind of intermittent EM field pattern.

Click to see more example sentences
aralıklı interval

Bir Cylon Centurion belirli aralıklarla durarak devriye geziyor.

One Cylon Centurion walks the perimeter, stopping at regular intervals.

Oh Bay Holmes belli aralıklarla ipucu bırakmadan kaybolur.

Oh Mr. Holmes disappears without trace at regular intervals.

Östrojen seviyeleri yüksek. Düzenli regl dönemleri arasında dönüşeceksin.

Estrogen levels high, intervals between menses holding steady.

Click to see more example sentences
aralıklı episodic

Ama aradan hemen önce ekstra bir bölüm var.

But there is this extra episode right before the break.

Bölüm VI'e kadar Luke ve Leia arasında telepati yoktu.

There's no telepathy between Luke and Leia till Episode Vl:

Aralıklarla kurşunlar ve ertele.

Bullets episodically, and delay,