Turkish-English translations for ardıç:

thrush · juniper · Robin · other translations

ardıç thrush

Gami, o kuşun ismi ardıç kuşu, ne kadar komik, değil mi?

Gami, the name of that bird is a thrush. It's funny, isn't it?

Belki bir kaç ardıç kuşu tutarız, bugün sonbahar başlıyor.

We'll probably get some thrushes, autumn starts today.

Calandra'daki tarla kuşları ve ardıç kuşu bana şarkı söylerdi.

And calandra larks and thrushes used to sing to me.

Click to see more example sentences
ardıç juniper

Çok güzel bir ardıç parçası bu.

That's a beautiful juniper cutting.

Ardıç meyvesi ve çavdar cini gösteriyor.

Juniper berries and rye points to gin.

Hey, Steve-O, ardıç esansı.

Hey, Steve-O, juniper scent.

Click to see more example sentences
ardıç Robin

O karatavuk, o ardıç kuşu.

The blackbird The robin