Turkish-English translations for aslan:

lion · The Lion · Leo · cub · pride · other translations

aslan lion

Ama aslan ya da kaplan değil. Ama ev kedisi de değil.

It's not a lion or a tiger, but it's not a house cat either.

Burada bir aslan var.

There's a lion over here.

Eğer Altın Aslan Kralı dönerse bu mükemmel olur.

If King of Gold Lion is back that's perfect

Click to see more example sentences
aslan The Lion

Bu, küçük Dorothy ve onun dostu bostan korkuluğu değilse o zaman teneke adam ve korkak aslan nerede?

Well, if it ain't Little Dorothy and her pal Scarecrow. Where's The Tin Man and The Cowardly Lion?

Aslan Kral için bir puan.

One point for The Lion King.

Deniz Aslanları ben olmadan da iyi olacaklar, tamam mı?

The Sea Lions will be fine without me, okay?

Click to see more example sentences
aslan Leo

Gerçek, Aslan ve ben bir çok birbirine benzer.

The fact is, Leo and I are a lot alike.

Aslan, Midilli, Burun, Torpido bir de Matthew kardeşler.

Leo, Pony, Nose, Torpedo. And Matthew Brothers.

Ve o aslan burcu.

And she's a Leo.

Click to see more example sentences
aslan cub

Ama ama yavru bir aslan bulduk.

But but we found a lion cub!

Vay canına. O tam bir yavru aslan gibi.

Wow, she's like a little lion cub.

Güneyde Nehir Aslanları yaşıyor.. altı dişi aslan ve onların yavruları.

To the south lives the River Pride, six lionesses and their cubs.

Click to see more example sentences
aslan pride

Güneyde Nehir Aslanları yaşıyor.. altı dişi aslan ve onların yavruları.

To the south lives the River Pride, six lionesses and their cubs.

Bu aslan sürüsünde dört dişi ve yedi yavru var ve onlar şimdiden yemek ve su bulmak için mücadele etmeye başladılar.

The Ndutu pride has four lionesses and seven cubs, and already they're struggling to find enough food and water.

Aslan sürüsünün genç erkekleri en büyük tehlike.

The pride's young males are in the greatest danger.