Turkish-English translations for atış:

shot · shoot, shooting · firing, fire · throw, throwing · pitch · rate · round · burst · gunshot · pistol shot · other translations

atış shot

Yani, ben yaptım, benim en iyi atış verdi ama bu sadece benim için işe yaramadı.

I mean, I gave it my best shot, I did, but it just didn't work out for me.

Peki, sizin en iyi atış verdi.

Well, you gave it your best shot.

İyi atış, bebeğim.

Good shot, baby.

Click to see more example sentences
atış shoot, shooting

Atış yapmak için iyi bir yer gibi.

Looks like a good place to shoot from.

İyi atış, teşekkür ederim.

Nice shooting, thank you.

Güzel atış, baba!

Nice shooting, dad!

Click to see more example sentences
atış firing, fire

Bugün sizin ve insanların gördüğü gibi, ne ordu ne de silahlı kuvvetler tek bir atış yapmamışlardır.

As you and the people saw today, neither the army nor the armed forces fired a single shot,

Teğmen Harris derhal atış poligonuna rapor verin.

Lt. Harris, report immediately to the firing range.

Sırayla atış için hazır.

Ready for firing sequence.

Click to see more example sentences
atış throw, throwing

Benim için önemli olan kusursuz atış, tamam mı?

What matters to me is the perfect throw, okay?

onun içine bir atış at?

Throw a shot into her?

Hadi atış yapalım.

Let's go throw.

Click to see more example sentences
atış pitch

Ama sadece bir atış gerçekleşti.

But there's only been one pitch.

İşte çılgın bir atış.

And there's a wild pitch.

Çok güzel bir atış performansı.

A beautiful pitching performance.

Click to see more example sentences
atış rate

Bu bir kalp atış monitörü. Ve bir radyo vericisine bağlı.

It's a heart rate monitor, and it's connected to a radio transmitter.

Ve kalp atış hızı ve kan basıncı gittikçe daha da düzensizleşiyor.

And his heart rate and BP are getting even more erratic.

Kalp atış hızı normal kaldı.

His heart rate stayed normal.

Click to see more example sentences
atış round

Bir dakika bekle tek atış.

Wait a minute, one round.

Ama ya atış ne oldu?

But what about the round?

Son atış efendim!

Last round, sir!

Click to see more example sentences
atış burst

Binbaşı, beş saniyelik bir atış hazırlayın.

Lieutenant, prepare a five-second burst.

atış gunshot

Birkaç atış her zaman işe yarar, Bay Trane.

A few gunshots'll do it every time, Mr Trane.

atış pistol shot

Tek tabanca. Tek atış.

One pistol, one shot.