Turkish-English translations for atıcı:

shot · pitcher · shooter · brag · thrower · projectile · other translations

atıcı shot

O zaman, çok şükür ki iyi bir atıcı değilsin.

Well, thank God you're not a very good shot, then.

Temiz bir atışın var.

You got a clean shot.

En iyi atışını yap, oğlum.

Take your best shot, son.

Click to see more example sentences
atıcı pitcher

O iyi bir atıcı mı?

Is he a good pitcher?

Bu atıcı kız gibi atıyor!

This pitcher throws like a girl!

O bir yedek atıcı.

He's a relief pitcher.

Click to see more example sentences
atıcı shooter

Atıcı için biraz küçük bir oda, lütfen?

A little room for the shooter, please?

Atıcı, hadi bana bir iyilik yap.

Hey, shooter, do me a favor.

Burada bir atıcı var, millet!

We got a shooter, folks!

Click to see more example sentences
atıcı brag

Peggy. Ned Merrill, gene atıyor musun?

Peggy Ned Merrill, still bragging.

Ned Merrill, gene atıyor musun?

Ned Merrill, still bragging.

Sen her zaman Hollanda hakkında atıp tutarsın.

But you always bragged about the Netherlands.

Click to see more example sentences
atıcı thrower

Bu şampiyon kart-atıcı Jim Karol.

This is champion card-thrower Jim Karol.

Ben bir polisim, uçaktan ceset atıcı değil!

I'm a policeman, not a body-thrower for Boeing!

atıcı projectile

Enerji Mermisi Atan tüfek.

Pulse Energy Projectile rifle.

Bu bir EMA. Enerji Mermisi Atan tüfek.

It's a PEP, pulse-energy projectile rifle.