Turkish-English translations for ateşkes:

truce · armistice · ceasefire · cease · cease-fire, cease fire · other translations

ateşkes truce

Kalplerimize baktık ve yeni bir fırsat gördük barışçıl diyaloglar ve ateşkes için.

We looked into our hearts and found a new opportunity for peaceful dialogue and truce.

Bir şekilde beş yüz kuşaktır Skarralılar ve Barış Muhafızları ile ateşkes halindeler.

Somehow they maintained a truce with the Scarrans and the Peacekeepers for five hundred generations.

Bir ateşkes iyi olurdu.

A truce would be good.

Click to see more example sentences
ateşkes armistice

Ateşkes günü gibi büyük bir tatil olmalı değil mi?

It's gotta be like a big holiday, like Armistice Day, right?

Ateşkes yapılmadan bir ay önce, Irak her gün Tahran'ı bombaladı.

A month before the armistice, Irak bombed Teheran on a daily basis.

"Ama biz ateşkes imzaladık. Evet, ateşkes, çok iyi.

But it's the armistice. Yes, the armistice. Very good.

Click to see more example sentences
ateşkes ceasefire

Bu tek taraflı bir ateşkes ve kayıtsız şartsız teslimdir.

It is a unilateral ceasefire and an unconditional surrender.

Son ateşkes çok geç geldi, bu köyler kurtarılamadı

The latest ceasefire came too late to save these villages

Şu an için orada ateşkes var.

For the moment there's a ceasefire.

Click to see more example sentences
ateşkes cease

Ama sen Sen ateşkes teklif etmek istiyorsun

But you you want to offer a cease-fire

ateşkes cease-fire, cease fire

Ama sen Sen ateşkes teklif etmek istiyorsun

But you you want to offer a cease-fire