Turkish-English translations for atlet:

athlete · runner · undershirt · vest · jock · other translations

atlet athlete

Bizi bir beyin olarak görüyorsunuz, bir atlet, bir akıl hastası, Bir prenses ve bir suçlu.

You see us as a brain an athlete a basket case a princess and a criminal.

Hindistan'ın umudu Milkha Singh'mi yoksa Pakistan'ın yıldız atleti, Asya Fırtınası Abdul Khaliq mi?

India's hope Milkha Singh or Pakistan's star athlete, Asia's tornado, Abdul Khaliq.

Haydi, bir atlet gibi görünüyorsun devam et.

Come on, you look like an athlete keep up.

Click to see more example sentences
atlet runner

Ya çok hızlı bir atlet ya da lanet bir savaşçıydı.

Yeah, he was either a fast runner or one hell of a fighter.

Eskiden profesyonel bir atlet olan Jean-Marc, her sabah spor gazetesi okur.

Once a professional runner, Jean-Marc reads the sports paper every morning

Eric Liddell, iyi bir insan ve iyi bir atlet.

Eric Liddell's a fine man, and a fine runner. It's me.

atlet undershirt

Plastik atletin nesi vardı Foster?

What's with the plastic undershirt, Foster?

atlet vest

Wow, bu atlet astarlı kevlar mı?

Wow, is this vest lining kevlar?

atlet jock

Bir atlet, öğrenci başkanı profesyonel bir oyuncu. Bir eğitimci. Bir jigolo.

A jock, a student leader, a professional ballplayer, an educator, a gigolo.