atmayı

Hiç iyi bir şey değil, atma.

That's no good. Don't do it.

Tom, bu doğru değil. Bize yalan atmayı bırak.

Tom, that is not true, stop lying to us.

Çığlık atmaya başlamadan önce başka bir şey yaptı mı?

Did he do anything else before he started screaming?

Sonra Steve kanı gördü ve herkes çığlık atmaya başladı.

Then Steve saw the blood, and everyone started screaming.

Bir fahişe için her şeyi riske atma.

Don't risk everything for a whore.

Tamam, bir adım daha atma!

All right, not another step!

Bir adım daha atma.

Not one more step.

Ama lütfen bunu üçüncü kez riske atma.

But please don't risk it a third time.

Bir adım daha atma, ciddiyim.

Not one more step. I'm serious.

Bunu bir kenara atma, sen onu seviyorsun.

Do not throw it away. You love him.