Turkish-English translations for avuç dolusu:

handful · other translations

avuç dolusu handful

Çünkü o öğleden sonra bir avuç dolusu hapla ortaya çıktı.

Because it appeared that afternoon with a handful of pills.

İyi şanslar, Bir avuç dolusu hap yutarken gördüm.

Good luck, I saw her swallow a handful of pills.

Gerry, bir avuç dolusu Seal Timi güvenlik gücü olarak sizinle gidecek.

Gerry, a handful of SEALs will go with you as security force.

Click to see more example sentences