avukatı

Ne tür bir avukat olduğunu bilmiyorum ama, kesinlikle ilginç bir adam.

I don't know what kind of a lawyer he is, but he's definitely interesting.

Bakın, ya bana burada ne işim olduğunu söyleyin, ya da bana bir avukat bulun.

All right, look either tell me what I'm doing here or go get me a lawyer.

İyi bir avukat ve iyi bir dost.

He is a good lawyer and a good friend.

Ayrıca avukata ihtiyacımız yok çünkü ben bir avukatım.

Besides, we don't need a lawyer because I'm a lawyer.

Chris bir avukat ve annemle çalışıyor o yüzden büyük ihtimalle oldukça zekidir.

Chris is a lawyer, and he works with mom, so he's probably pretty smart.

Burada bir avukat olmalıydı ama benim avukatım Onun en yakın arkadaşı.

I should have a lawyer here, but my lawyer is his best friend.

Avukata ihtiyacım yok çünkü yanlış olan hiçbir şey yapmadım.

I don't need a lawyer, because I haven't done anything wrong.

Sadece bir teori ama acaba senden daha iyi bir avukat mı?

This is just a theory, but is he a better lawyer than you are?

Bu bir hikaye çünkü o sırada büroda bir avukat var.

There's a story in that because there's a lawyer in the office.

Eğer bu senin bir şaka fikrin ise bir avukata ihtiyacın olacak.

If this is your idea of a joke you're gonna need a lawyer.