Turkish-English translations for ayırt etmek:

distinguish · know · differentiate · separate · spot · discriminate · discern · other translations

ayırt etmek distinguish

Bir insansız hava aracı El Kaide teröristi ile keçi çobanını ayırt edebiliyor mu?

Cochran: Can a drone distinguish between an Al Qaeda operative and a goat herder?

Bir insansız hava aracı bir El Kaide teröristi ile bir keçi çobanını ayırt edebiliyor mu?

Can a drone distinguish between an Al Qaeda operative and a goat herder?

Peki, Ben, senin ayırt edilmeni sağlayan işaretler ne?

So, Ben, what are your distinguishing marks?

Click to see more example sentences
ayırt etmek know

Dinle ben daha Bora Bora ve Walla Walla'yı ayırt edemem.

Listen, I don't know Bora Bora from Walla-walla.

Şeytan rütbe ayırt etmez Ajan Sebso.

Temptati knows no rank, Agent Sebso.

ayırt etmek differentiate

Ses bu, ayırt edebiliyor musun?

That sound, can you differentiate it?

Dr. Massey, Tanrı ve Şeytan DNA ile ayırt edilebilir mi?

Dr. Massey could God and the Devil be differentiated by DNA?

ayırt etmek separate

Ve şimdi ayrılıyorlar ama hâlâ kavga ediyorlar.

And now they're separated, but they're still fighting.

ayırt etmek spot

Bu başlık olmadan onları asla ayırt edemezdim.

I never would've spotted them without this headgear.

ayırt etmek discriminate

Evet, biz ayırt etmeyiz.

Yeah, we don't discriminate.

ayırt etmek discern

Çünkü avcılar sürüleri ayırt etmez. Özellikle de Argentlar.

'Cause the hunters don't discern packs, especially the Argents.