Turkish-English translations for ayak:

stand, standing · foot · feet · footprint · leg · footstep · step · paw · bearing · tootsy · foot-operated · base · pedal · other translations

ayak stand, standing

Ondan beş dakika sonra da bu odada ayakta kalan tek kişi ben olacağım.

Five minutes after that I'll be the only person in this room still standing.

Ayağa kalk ve yürü.

Stand up and walk.

Her zaman ayakta yemek yersin atlar gibi?

Do You always eat standing, like a horse?

Click to see more example sentences
ayak foot

Bobby, bu harika. Yalnız Sam şey Sam ayağı kaybetti.

Bobby, that's, uh, great, except Sam, uh Sam lost the foot.

O bir yavru! Ayak olarak bilinen

She's a babe! known as The Foot.

Sağ ayak. Tek ayak! İşte böyle.

One foot, one foot! that's it.

Click to see more example sentences
ayak feet

Biliyor musun, komik ama Los Angeles'da neredeyse herkesin ayakları soğuk.

You know, a funny thing, in Los Angeles almost everybody has cold feet.

Ne demek istiyorsun, başı ve ayakları mı?

What do you mean, her head and feet?

Küçük pembe ayakları olan bir kaz.

A goose with little pink feet.

Click to see more example sentences
ayak footprint

Bu ayak izleri aynı ağır adam tarafından ya da çok ağır bir yük taşıyan bir adam tarafından bırakıldı.

These footprints were made either by a very heavy man or a man carrying a very heavy burden.

Ben sadece kanıtı ve delicesine büyük olan ayak izlerini takip ediyorum.

I just follow the evidence and the insanely large footprints.

Burada hiç ayak izi yok.

No footprints out here.

Click to see more example sentences
ayak leg

O aşağı olabilir üç ayak, ama olacak bunun için bir mola yapmak ilk şans o alır.

He may be down to three legs, but he'll make a break for it the first chance he gets.

Bu adam hâlâ iki ayağının üzerinde.

This guy's still on two legs.

Ne, ayakların yok mu senin?

What, you don't have legs?

Click to see more example sentences
ayak footstep

Duymadın kayıt üzerinde ayak izlerini başka bir dizi Pamela Kramer cinayet?

Didn't you hear another set of footsteps on the recording of Pamela Kramer's murder?

Bu onun sesi, onun ayak sesleri.

That's his voice, his footsteps.

Yalnız değiliz. Doğu kanadından ayak sesleri geliyor.

We're not alone, footsteps coming from the east wing.

Click to see more example sentences
ayak step

Yeşim zincir adımı ve Yin Yan ayağı, hadi?

Jade Chain Steps and Yin Yan Feet now?

Yedi adım için ayağa kalkın lütfen.

Please stand for the seven steps.

Sekiz adım ve sonra yanlış ayak.

Eight steps and then wrong foot.

Click to see more example sentences
ayak paw

Hayır, sol ayak yeşil oka.

No, no, left paw, green arrow.

Onlarda pati ve pençe, bizde ayak ve parmak var.

They have paw and claw, we have foot and toe.

Sol ayak, mavi oka.

Left paw, blue arrow.

Click to see more example sentences
ayak bearing

Ve ayakta duran bir ayı asla kaçmaz, ne olursa olsun.

And a standing bear will never run, no matter what.

Henry bir "Ayakta Duran Ayı".

Henry is a standing bear.

Onun adı "Ayakta Duran Ayı".

His name is Standing Bear.

Click to see more example sentences
ayak tootsy

O ve zavallı küçük ayakları.

Him and his poor little tootsies!

Ne kocaman bir ayak.

What a big tootsy.

ayak foot-operated

Beni ameliyat ettirip, yeni ayak aldı, ve bana bu değneği verdi para verdi ve

He got me operated, got me a new foot, gave me this stick... .gave me some money and..

Bu ayakla çalışan sessiz alarm.

That's the foot-operated silent alarm.

ayak base

Ayaklı bir baz istasyonu.

A walking base station.

ayak pedal

Anne,burda bir pedal var. Ayağını bu pedala koy, sol pedala.

Mom,there's a pedal there put your foot on this pedal,the left pedal.