Turkish-English translations for aydın:

enlighten, enlightened · intellectuals, intellectual · bright · informed · lettered · literate · other translations

aydın enlighten, enlightened

Onun ne kadar aydın bir erkek olduğunu nereden biliyorsun ki, Dawson?

How do you know he was such the enlightened male, Dawson?

Diyelim ki sadece Milo'nun son derece aydın bir konumda.

Let's just say Milo's in a highly enlightened position.

Ben o kadar aydın değilim.

I'm not that enlightened.

Click to see more example sentences
aydın intellectuals, intellectual

Her milyoner kendine bir aydın seçer. O da seni seçti.

Every millionaire wants his own intellectual and he's picked you

Her milyoner kendine bir aydın seçer.

Every millionaire wants his own intellectual.

Bunu bir aydın bile küçümseyemez.

Even an intellectual can't scorn that

aydın bright

Gün gibi aydın bir gece!

A night bright as day!

aynı mavi derinliklerdeki gibi aydın ve parlak, her yıldız

like there in the blue depths bright and shiny, every star

Şu güzel gezegenlere bak, pırıl pırıl ve aydın.

Ha. Look at those pretty planets, all twinkly and bright.

aydın informed

Bir parametre ayarla, Driscoll'u haberdar et.

Set a parameter, keep Driscoll informed.

Ama Stiller Hahn bize aylardır SFE'nin merkezinden bilgi aktarıyor.

But Stiller Hahn's been providing us information on IKZ for months.

aydın lettered

Bu mektup o ölmeden aylar önce yazılmış.

This letter was written months before she died.

aydın literate

Ben seni aydın bir adam sanıyordum, Noca de Antônia.

I thought you were a literate man, Noca de Antônia.