Turkish-English translations for ayrıca:

also · besides · plus · separately · too · then · else · again · as well · specially · furthermore · additionally, addition · by the way · moreover · otherwise · side · in addition to · extra · likewise · on the side · to boot · beyond · other translations

ayrıca also

Ayrıca biraz düşündüm ve sana söylemem gereken önemli şeyler var.

I've also thought about things and I've got important things to tell you.

Ayrıca sanırım bazı iyi haberler.

Also, I think, some good news.

Ayrıca ölü olduğu için.

But also because he's dead.

Click to see more example sentences
ayrıca besides

Ayrıca avukata ihtiyacımız yok çünkü ben bir avukatım.

Besides, we don't need a lawyer because I'm a lawyer.

Ayrıca, biz aynı takımdayız, sen ve ben.

Besides, we're on the same team, you and me.

Ayrıca güzel bir amaç için.

Besides, it's for a good cause.

Click to see more example sentences
ayrıca plus

Ayrıca, bilirsin, burada beraber çok vakit geçirdiğimiz için herkes hakkında her şeyi biliyorum

Plus, you know, we spend so much time together here, I know everything about everyone.

Ayrıca harika bir yemek kamyonu var.

Plus, there's this amazing food truck.

Ayrıca sen diğer kızları bile görmedin.

Plus you haven't seen these other girls.

Click to see more example sentences
ayrıca separately

Bekle! Tüm bu ayrı şeyler, hiç de ayrı değiller. Birbirine bağlantılılar.

Hold on, all these separate things, they're not separate at all, they're connected.

Ayrı bir oda olmalı.

Must be a separate room.

Ve her bir kamera ayrı bir suç.

And each camera is a separate felony.

Click to see more example sentences
ayrıca too

Bay Todd, yardımıma ihtiyacı olan bir kız var. Çok üzgün ve yalnız bir kız, ayrıca çok güzel

Mr. Todd, there's a girl who needs my help, such a sad girl and lonely, and beautiful too and

Ayrıca bu da ciddi.

And this is serious too.

Ve ayrı artık çok geç.

And besides, it's too late.

Click to see more example sentences
ayrıca then

Ayrıca akşam yemekten sonra sizin için harika bir sürprizim var.

Great. And then, also, I have a big surprise for you after dinner.

Senin için ayrı kameralar olacak, sonra da spor ve hava durumu.

We'll have separate cameras for you, and then sports and then weather.

Ayrıca evet, bir planım var.

Then, yeah. I've got a plan.

Click to see more example sentences
ayrıca else

Ayrıca senin için bir şeyim daha var.

And I did have something else for you.

Ayrıca bir şey daha var.

Oh, and there's something else.

Ayrıca, başka biri daha var.

Besides, there's someone else.

Click to see more example sentences
ayrıca again

Ve ayrıca bu arada bir daha beni asla göremeyeceksiniz.

And also by the way, you're never gonna see me again.

Ayrıca bunu bir daha yapma.

And don't do it again.

Ayrıca, benim gerçekten ama gerçekten Sağ ol.

Yeah. And again, I really, really Thank you.

Click to see more example sentences
ayrıca as well

Ayrıca başka bir şey daha buldum.

I've found something else as well.

Evet, ayrıca tehlikeli de bir iş.

Yes, yes. And dangerous as well.

Ayrıca bu gece burada yeni yüzler de görüyorum.

And I see new faces here tonight as well.

Click to see more example sentences
ayrıca specially

Evet ama o çok özel biri ve benim de özel olduğumu düşünüyor ayrıca beni sevsin istiyorum.

Yeah, but she's special, and she thinks I'm special, and I want her to like me.

Ayrıca, senin için çok çok özel süpriz bir misafirim var.

Plus, I have a very, very special, special surprise guest.

Ayrıca özel bir tatlı da sipariş ettim.

Oh, and I ordered a special dessert.

Click to see more example sentences
ayrıca furthermore

Ve ayrıca Kaptan von Tarlenheim içeri bu şekilde girmenizi yakışıksız buluyorum.

And furthermore, Captain von Tarlenheim I find your intrusion excessively irregular.

Ayrıca, bu canlının, boynuzları ve yarasa kanatları ile.

Furthermore, this creature, with the horns and the bat wings.

Ayrıca, kalın ve bir sonraki avukatı izleyin

Furthermore, stay and observe the next attorney.

Click to see more example sentences
ayrıca additionally, addition

Ayrıca, Margherita benim için bir kardeş gibiydi.

In addition, Margherita was like a sister to me.

Ayrıca çirkin bir yüzüm de var.

In addition I have an ugly face.

Oyunculuğa yanında ayrıca çok iyi bir şarkıcı.

In addition to acting, she's a very good singer.

Click to see more example sentences
ayrıca by the way

Ve ayrıca bu arada bir daha beni asla göremeyeceksiniz.

And also by the way, you're never gonna see me again.

Ayrıca, bence sen de çok güzel bir kızsın.

By the way, I also think you are beautiful.

Ayrıca, bu gece için gerçekten çok heyecanlıyım.

By the way, I'm really excited for tonight.

Click to see more example sentences
ayrıca moreover

Ayrıca bu lanet olası Raj gerçekten dar giysiler giyiyor.

Moreover this damn Raj wears reaIly tight clothes.

Ayrıca, tutuklular, kişi başına iki günlük yiyecek almak zorundalar.

Moreover, detainees must take two days' food per person.

Ayrıca, bunu yazmak için sadece bir saat harcadım.

Moreover, I spent only one hour writing it.

Click to see more example sentences
ayrıca otherwise

Ayrıca Black Jack olarak da bilinir.

Otherwise known as Black Jack.

Yoksa, bir su kulesi, veya ayrı bir pompaya gerekir.

Otherwise, you need a water tower or a separate pump.

Ayrıca doğrudan güneş ışığı yok.

Otherwise, no direct sunlight.

Click to see more example sentences
ayrıca side

Ayrıca efendim, bu tarafta da yatak odası var.

And sir, there is bedroom on this side too.

Ayrıca çok ciddi yan etkileri var.

And the side effects are severe.

Ayrıca Zhu Li de artık bizim tarafımızda.

Oh! And zhu li is on our side now.

Click to see more example sentences
ayrıca in addition to

Ayrıca, Margherita benim için bir kardeş gibiydi.

In addition, Margherita was like a sister to me.

Oyunculuğa yanında ayrıca çok iyi bir şarkıcı.

In addition to acting, she's a very good singer.

Ayrıca Angola'da, Jamaika'da, Dubai'de, İsviçre'de ve Hamar'da.

In addition to Angola, Jamaica, Dubai, Switzerland, and Haman.

ayrıca extra

Ayrıca, fazladan kolları da var.

Plus, they do have extra arms.

Ayrıca hastane masrafları için biraz daha.

And a little extra for hospital bills.

Ayrıca denemeler yazıyorum ve ders dışında ekstra kitaplarla çalışıyorum.

I'm also writing essays and studying extra books outside ofclass.

ayrıca likewise

Ayrıca, yükselmeden ya da çoğalmadan bu dünyada hiçbir şey kapanmıyor.

Likewise, without increase or income. Disclosing nothing. This world.

Ayrıca, iyi şanslar.

Likewise. Good luck.

ayrıca on the side

Ayrıca sol tarafında ikinci derece yanıklar var.

Also has second-degree burns on the left side.

ayrıca to boot

O bir bakıcı, bir uşak ve ayrıca da tam eğitimli bir masajcı.

He's a nurse, a valet and a fully trained masseur to boot.

ayrıca beyond

Ayrıca, Patrick Tyneman'ın Ballarat'ın ötesinde bağlantıları var, ve editörüm onlardan biri.

Besides, Patrick Tyneman has contacts beyond Ballarat, and my editor is one of them.