Turkish-English translations for ayrım:

distinction · discrimination · divide · crossroad · segregation, segregate · apartheid · distinguishing · other translations

ayrım distinction

Ben bu ayrım inanıyorum. Şimdi bana ait.

I believe that distinction now belongs to me.

Bu ayrım da çok anlamlı değil mi?

Well, is the distinction very meaningful?

Bize daha derin bir ayrım verebilir miydiniz?

Could you give us a deeper distinction?

Click to see more example sentences
ayrım discrimination

Özel bir ekonomik bölge olarak, ayrım yapılmamaktadır.

As a Special Economic Zone, discrimination doesn't exist.

Bu ayrım yapmayan bir hastalık.

It's a disease that don't discriminate.

Hayır, şehir ayrım yapmıyor.

No, the city doesn't discriminate.

Click to see more example sentences
ayrım divide

Bu karanlık günlerde, bu Büyük Ayrım'ın içinde

In these days of darkness in the Great Divide

Yaya geçitleri ve yol ayrımları gibi.

Or crosswalks. Or lane dividers.

ayrım crossroad

Bu benim için ayrım noktası.

This is the crossroad for me.

Sons of Anarchy bir yol ayrımına geldi.

Sons of Anarchy it's at a crossroads.

ayrım segregation, segregate

Dent Yasası olağanüstü durumlarda ayrım gözetmememize izin veriyor.

The Dent Act allows non-segregation based on extraordinary need.

ayrım apartheid

Irk ayrımı kalmadı.

No more apartheid.

ayrım distinguishing

Truman Capote, yazarlar "ve daktilolar arasında ayrım yapabilmişti.

Truman Capote used to distinguish between writers and typists.