Turkish-English translations for azıcık:

little · a little · some · slight, slightly · few · bit · other translations

azıcık little

Yanlış olan ne? Bir şey yemen lazım, azıcık.

what's wrong? you need eat something, a little.

Bir kere, azıcık.

Once, a little

Küçük bir adamı için azıcık sempati nedir ki?

What about a little sympathy for the small businessman?

Click to see more example sentences
azıcık a little

Yanlış olan ne? Bir şey yemen lazım, azıcık.

what's wrong? you need eat something, a little.

Bir kere, azıcık.

Once, a little

Azıcık güneş ışığı, temiz hava, su.

A little sunshine, fresh air, water.

Click to see more example sentences
azıcık some

Çok azı da bir yıldan az.

And some less than a year.

Yani azıcık potansiyel var orada.

I mean, there's some potential there.

Azıcık ver lütfen.

Gimme some, please.

Click to see more example sentences
azıcık slight, slightly

Bir tek resmi fotoğraf azıcık gecikmeye neden olabilir.

Only the official photo might cause a slight delay.

Azıcık bir gecikme, büyücü, hepsi bu.

A slight delay, sorceress. That's all.

Azıcık bile değilim.

Not even slightly.

Click to see more example sentences
azıcık few

Evet, birçok güzel zenci kadın var ama çok azı Valentin Kartashyov elbiseleri giyer.

Well, there are a lot of beautiful black women, but very few wearing Valentin Kartashyov dresses.

Son zamanlarda, birçoğu gidiyor ama çok azı dönüyor.

Lately, many are going, but few are returning.

Çok azı da tutuklanmış.

And very few arrests.

Click to see more example sentences
azıcık bit

Lütfen azıcık daha sabırlı ol.

Please be patient a bit longer.

Azıcık daha güvenli belki de. Çünkü devam edeceksin.

Little bit safer, perhaps, because you will go on.

Azıcık daha güvenli belki de.

A little bit safer, perhaps.