az

Ama gitmem, çünkü burada beni isteyen en azından bir kişi var ve bu benim için yeterli.

But I won't, because there's at least one person who wants me here and that's good enough for me.

Annem onu iki yıl önce falan terk etti. Ama ondan en az bir yıl önce başladı.

My Mom left him, like, two years ago, but it was at least a year before that.

Senin için yapacak çok az var, ama sana ihtiyacım var.

There's very little for you to do, but I do need your help.

Az önce ne yaptın sen?

What did you just do?

Ne yaptığndan gerçekten emin değilim ama en azından onun etrafında değil artık.

Not really sure what he does, but at least he's not around her anymore.

Az önce burada ne oldu bir fikrin var mı?

Do you have any idea what just happened here?

Senin hakkında çok az şey biliyorum.

I know so very little about you.

Az önce ne söylediğimi bilmiyorum, ama bir şey dedim.

I don't know what I just said, but I said something.

Sadece bu kadar mı, çok az zamanım var

It's just that I have so little time

Az önce bana en iyi arkadaşım dedin sen?

Love you! Did you just call me your best friend?