Turkish-English translations for bölüm:

department · section · division · part · chapter · episode · bay · segment, segmentation · compartment · branch · partition · movement · passage · portion · side · sequence · class · fragment · piece · fraction · instalment, installment · other translations

bölüm department

Evet, evet, bu gerçekten çok iyi bir bölüm.

Yeah, yeah, that's a really strong department.

Chicago Polis Departmanı, İstihbarat Bölümü.

Chicago Police Department, Intelligence Wing

O bizim bölümünden değil.

He's not from our department.

Click to see more example sentences
bölüm section

O Onun ne olduğunu bilmiyorum ama her ne ise, senin bölümünde.

I don't know what he is, but whatever he is, he's in your section.

Jack bana bir bölüm numarası uzatabilir misin?

Jack, could you hand me a section number?

Spor bölümü ister misin?

You want the sports section?

Click to see more example sentences
bölüm division

Her zaman Bölüm için en iyisini düşünüyorsun, değil mi?

You're always thinking about what's best for Division, aren't you?

Wayne Holding'in koca bir bölümü bir gecede ortadan kayboldu.

Whole division of Wayne Enterprises just disappeared overnight.

Ama Bölüm'ün içinde bir pencere var.

But it's a window into Division.

Click to see more example sentences
bölüm part

Benim için de bir bölüm var mı?

Do you have a part for me, too?

Sanırım, en zor bölümü bu.

I think that's the hard part.

En azından ilk bölümünü.

At least the first part.

Click to see more example sentences
bölüm chapter

Çok önemli bir an, yeni bir bölüm.

It's a very important moment, a new chapter.

Hadi bu evde yeni bir bölüm yazalım müstehcen bir tane.

Let's write a new chapter in this house a dirty one.

Ben üçüncü Bölüm, Jude'u düşünüyordum.

I was thinking Jude, Chapter three.

Click to see more example sentences
bölüm episode

Evet ama bugün son bölüm var ve ben onu görmek istiyorum. Lütfen.

Yes, but today is the last episode and I want him like it.

Gelecek Bölüm: "Kritik Sınır II

Next episode, "Critical Limit Il".

Bender, sen de bu bölümde olduğunu söylemiştin.

LEELA: Bender, you said you were in this episode.

Click to see more example sentences
bölüm bay

Tüm acil durum personeli, altıncı bölüme lütfen.

All emergency personnel, please report to bay six.

Sol tarafta ki fırlatma bölümü dokuz dakika önce.

The one that left your launch bay nine minutes ago.

Robot bölümü yok edildi.

Robot bay has been destroyed

Click to see more example sentences
bölüm segment, segmentation

Tek ihtiyacımız olan başka bir bölüm daha.

All we need now is another segment.

Çok güzel bir bölüm oldu.

It was a great segment.

Sadece bir Oliver bölümü.

It's just an Oliver segment.

Click to see more example sentences
bölüm compartment

Hidrojen simülesi sızıntısı, bateri bölümü bir.

Simulate hydrogen leak, battery compartment one.

Motor kontrol bölümünde kimyasal yangın çıktı.

Chemical fire in motor control compartment.

Onları başka bir bölüme götürün.

Take them to another compartment.

Click to see more example sentences
bölüm branch

Stargate Komutanlığı bir bölüm olarak NASA değil. Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri.

Stargate Command is a branch not NASA. of the United States Air Force.

Bu bölümde iki hafta önce yangın çıktı.

Oh. This branch was on fire two weeks ago.

Bu Mathias Borch Özel Birimin ulusal güvenlik bölümünden.

This is Mathias Borch from SlS's branch for national security.

Click to see more example sentences
bölüm partition

Holly disk bölümünün içinde kalamadı, çünkü o bir bilgisayar programı değil.

Holly didn't stay in the partition, because she's not a computer program.

BND sunucusunda gizli bir sabit disk bölümü buldum.

I've found a hidden partition on the BND server

İkinci bir bölüm ha?

A second partition, huh?

Click to see more example sentences
bölüm movement

Dokuzuncu senfoni, dördüncü bölüm.

Ninth Symphony. Fourth movement.

Başka bir Bach, ikinci bölüm.

It's another Bach, second movement.

Bu bölümlerin hepsi bağlantılı.

These movements are all connected.

Click to see more example sentences
bölüm passage

Çok zor bir bölüm üzerinde çalışıyorum.

I'm working on a very hard passage.

Dün tekrar bir bölüm okudum ve seni düşündüm.

I reread a passage and thought of you.

Lilah'ın canavar kitabından bir bölüm.

Passage from Lilah's beastie book.

bölüm portion

Sadece ufak bir bölüm.

Just a small portion.

İyi davran, bir bölüm için pazarlık yap.

Act nice, negotiate for a portion.

Yani kalça bölgesi derken havluyla kapalı olan bölüm mü?

You mean By sciatic, you mean the towel-covered portion?

bölüm side

Tarihin en karanlık bölümünün gizli bir tarafı var.

History's darkest chapter has a hidden side.

Orpheus parkının doğu bölümüne bir ambulans istiyorum.

East side of Orpheus park, I need an ambulance.

Güney Yakası bölümü.

South Side Chapter.

bölüm sequence

Otomatik kenetlenme bölümü bırakıldı.

Automated docking sequence released.

Viper savunma sistemi sıfırlanma bölümü başlayacak.

Viper defense system initialization sequence will begin.

New York bölümü başlatılıyor.

lnitialize New York sequence.

bölüm class

Birinci sınıf bir bölüm var mı?

Is this the first-class section?

Arkeoloji Bölümü öğrencisiymiş ama şu sıralar suçbilim dersi alıyor.

She's an Archeology major, but she's currently acing a criminology class.

Makinistin ikinci kaptanı birinci bölüm Rourke, öne ve ortaya!

Machinist's Mate First Class Rourke, front and center.

bölüm fragment

Bu bir bölüm, Kehanetin bir parçası!

It's a fragment, a piece ofthe prophecy!

Belli ki bazı hafıza bölümlerini tekrar kazanmış.

He's clearly regaining some memory fragments.

bölüm piece

Bu bir bölüm, Kehanetin bir parçası!

It's a fragment, a piece ofthe prophecy!

bölüm fraction

Bir saniyenin küçük bir bölümü.

It's a fraction of a second.

bölüm instalment, installment

Son bölüm bu hafta çıkacak.

Final instalment's out this week.