Turkish-English translations for bölmek:

divide · split · to divide · split up · segment · part · other translations

bölmek divide

Gördün mü, düşmanın istediği şey de tam olarak bu böl ve fethet.

See? This is exactly what our nemesis wants. Divide and conquer.

Eski "böl ve fethet" işe yarıyor ha?

Old "divide and conquer" working, huh?

Burada iki başlı ejderha onun gibi ikiye bölünmüş.

Here's the two-headed dragon phase, like he was divided.

Click to see more example sentences
bölmek split

Bölünmüş kişilik veya öyle bir şey mi?

Like a split personality or something?

Kanun kaçağı bir ulus ve bölünmüş bir toplum.

An outlaw nation And it's a split society.

Tam olarak nereden ikiye bölündü?

So where exactly did it split?

Click to see more example sentences
bölmek to divide

Hayır, bu sadece senin bölmek ve ele geçirmek için yaptığın plan.

No, this is just part of your plan to divide and conquer.

Victor Shaw bunu bizi bölmek için kullanıyor.

Look, Victor Shaw is using this to divide us.

Onları eklemek, bölmek ve ölçmek için,

To add, divide, and measure them

Click to see more example sentences
bölmek split up

Ben Uyruk ile bölünmüş.

I split up with Nat.

Biz, bir soyunma odasında bağladım ve ben bölmek.

We hooked up in a dressing room, and I split.

bölmek segment

Lütfen bu oksipital parçasını ikiye böl de Dr Hodgins trabekülün içini incelesin.

Please bisect this segment of the occipital and have Dr. Hodgins swab inside the trabeculae.

bölmek part

Hayır, bu sadece senin bölmek ve ele geçirmek için yaptığın plan.

No, this is just part of your plan to divide and conquer.