Turkish-English translations for böylelikle:

so that · thus · hereby · therefore · in this way · other translations

böylelikle so that

Yani böyle mi olsun, yoksa bunun gibi bir şey mi?

So is that what it is, or is it something like that?

Hayat; öyle veya böyle, siyah ya da beyaz değil.

Life is not so this or that, black and white.

Pekâlâ, ben de iki istiyorum böylece

Right, and I want two, so that's

Click to see more example sentences
böylelikle thus

Böylece, eşi görülmemiş galibiyet serisi başladı. Buna dünyaca ünlü, "Kız Yiyen T-Rex" de dahil.

Thus began his unprecedented winning streak that included the world-famous "T-Rex Eating Girl.

Ve böylece Orta Dünya'nın dördüncü çağı başlamış oldu.

And thus it was. A Fourth Age of Middle-earth began.

Ve hikayemiz böylece başlar.

And thus our story begins.

Click to see more example sentences
böylelikle hereby

Diana Skouris Maia Rutledge'ı evlat edinme işleminiz böylelikle yasal ve bağlayıcı olarak tamamlandı.

Diana Skouris, your adoption of Maia Rutledge is hereby complete, legal, and binding.

Sen ve Martin bundan böyle sivil izcilersiniz.

You and Martin are hereby appointed civilian scouts.

Böylece Dolce Vita galamın resmen bittiğini ilan ediyorum.

I hereby declare my Dolce Vita ball officially finished.

Click to see more example sentences
böylelikle therefore

Ve böylece ben de sana asla güvenemem.

And therefore, I can never trust you.

"Huzursuz ruhun böylece

"Therefore, restless spirit

Böylece Soren yüksek sesle seslendi:

Therefore Søren shouted loud:

Click to see more example sentences
böylelikle in this way

Öyle ya da böyle, bu benim Vegas'taki son gecem.

One way or another, this is my last night in Vegas.

Sonsuz bir evrende olayların bir kez böyle gelişeceğini ve bunun o an olduğunu söylerdi.

That at lesat once in a infinited univers, events would happen that way, and this was that time.