Turkish-English translations for bıçaklamak:

stab · stick · knife · other translations

bıçaklamak stab

Bir gün sen bir adamın lastiğini bıçakla bir kaç hafta sonra onu bıçaklarsın.

One day you stab a guy's tire a few weeks later, you stab him.

Bana saldırdı ve ben de onu bıçakladım.

He attacked me and I stabbed him.

Savaştık, ve ben onu bıçakladım.

We fought, and I stabbed him.

Click to see more example sentences
bıçaklamak stick

Cebimizde bıçaklar ve sivri çubuklarla.

Carrying knives and pointy sticks.

Bilirsin işte, tabancalar bıçaklar, toplar, küçük dinamit çubukları.

You know, guns knives, cannonballs little sticks of dynamite.

bıçaklamak knife

İnsanları bıçaklamak ciddi bir meseledir.

Knifing people is a serious matter.