Turkish-English translations for bağı:

bonding, bond · ties · connection · shoelace · relation · other translations

bağı bonding, bond

O seni istiyor. aranızdaki bağı görebiliyorum sen ve ve bu çok güzel.

She wants you. I can see the bond between you, and and it's beautiful.

Evlilik bağı bu kadar soğuk bir şey midir?

Is bond of marriage really such a cold affair?

Bunun yasal bir bağı yok!

This ain't no legal bond!

Click to see more example sentences
bağı ties

Adamım, bu bir güç bağı.

Man, that's a power tie.

Sanırım, bu kan bağı.

Guess it's the blood ties.

Hiçbir şey bozamaz bu bağı

Nothing can break this tie

Click to see more example sentences
bağı connection

Yine de o bağı hissediyorum.

I still feel that connection.

Doyle'la derin bir kişisel bağı olan var mı?

Anyone have a deeper personal connection with Doyle?

Gerçekten bu derin bağı hissediyorlar.

They really feel this deep connection.

Click to see more example sentences
bağı shoelace

bir çift çorap, siyah. bir çift ayakkabı. ayakkabı bağı.

One pair of socks, black. One pair of shoes. Shoelaces.

Bayım, bir ayakkabı bağı için yirmi dolar veririm.

Shoelaces. Sir, I'll give you twenty dollars for a shoelace.

Los Angeles'ta ayakkabı bağı yok mu?

They don't have shoelaces in Los Angeles?

Click to see more example sentences
bağı relation

Onun bizimle bir bağı yok Chris.

It's no relation to us, Chris.

Kelly Kapowski'yle bir bağı var mı?

Any relation to Kelly Kapowski?