Turkish-English translations for bağ:

connective, connection · bond, bonding · link, links · relationship · ligament · vineyard · attachment · relation · cord · binding · string · Vinculum · other translations

We also found translations for word bag in English.

bağ connective, connection

Aramızda bir bağ var ve bu sadece ikimiz de yalnızız diye değil. Hayır, ben yalnız değilim.

Well, no, it's just we have this connection and it's not just because we're both lonely

Vücut ve zihin arasında güçlü bir bağ olduğuna inanıyorum.

I believe in a strong connection between body and mind.

Ama bu canavarla Sophie'nin arasında ne gibi bir bağ var?

But what's the connection between this monster and Sophie?

Click to see more example sentences
bağ bond, bonding

Ama önemli olan şey, bunun iki insan arasında bir bağ olması.

But the important thing is that it's a bond between two people.

Anne ile çocuğu arasında bir bağ vardır

There's a bond between a mother and a child

Ne tür bir bağ olabilir ki?

What kind of bond could that be?

Click to see more example sentences
bağ link, links

Bu kadınla benim aramda bir bağ var.

There's a link between this woman and me.

İki kurban arasında bir bağ mevcut.

A link between the two victims exists.

Bir duygusal ve ruhsal bağ kurulur John.

An emotional and spiritual link is forged, John.

Click to see more example sentences
bağ relationship

Ama onunla aranızda çok özel bir bağ vardı.

But you had such a special relationship with her.

Onunla daha iyi bir bağ istiyorsun?

Do you want a better relationship with him?

Suarez ile dedektif Farr arasında kesinlikle bir çeşit bağ var. Katılıyorum.

There's definitely some kind of relationship between Detective Farr and Suarez.

Click to see more example sentences
bağ ligament

Burada açığa çıkmış bazı ilginç bağ dokular var.

I've got some interesting exposed ligaments here.

Mavi bağ zedelenmesi demek oluyor, kırmızı da incinme demek oluyor.

Well, blue means torn ligaments and red means it's a sprain.

Kapsül bağ dokular ve omuzdaki bağ dokular gerildiğini ve anormal pozisyon işaret ediyor.

Note the capsular ligaments and coracoacromial ligaments show signs of stretching and abnormal position.

Click to see more example sentences
bağ vineyard

Ama sen bir bağ bahçe aldın.

But you bought a vineyard

Yakışıklı bağ adamı bekliyor?

Handsome vineyard guy waiting for you?

Evet, geçen yıl koca bağ budanmadan kalmıştı.

Yes, the entire vineyard was left unpruned last year.

Click to see more example sentences
bağ attachment

Ama onların arasında hiçbir şey yok hiçbir bağ.

But there is nothing between them no attachment at all.

Üç öpücük romantik bir bağa işaret ediyor.

Three kisses says it's a romantic attachment.

Duygusal bağ programını Andy üzerinde mi kullandın?

You used the emo's attachment program on Andy?

bağ relation

İlk kez, bilgisayar karakterleri sıcak, sevimli, bağ kurulabilirlerdi.

For the first time, computer characters are warm, cuddly, relatable.

Çocuklarla başka nasıl bir bağ kurabilirsin ki?

How else would you relate to children?

bağ cord

Peki bu bir bağ, değil mi?

Okay, so it's a cord, right?

Kalplerimiz arasında bir bağ var.

There's a cord between our hearts.

bağ binding

Bu bir bağ büyüsü.

It is a binding spell.

bağ string

Çok sıradan, bağ yok, zorunluluk yok.

Very casual, no strings, no obligations.

bağ Vinculum

Bağ, adapte olmayı kesti.

The vinculum's stopped adapting.