Turkish-English translations for bağlantılı:

connecting, connection, connected · linked, link · relating, relation, related · in connection · tied · affiliated · close · associated, associate · interconnected · relevant · other translations

bağlantılı connecting, connection, connected

Ama adamın seninle bir bağlantısı var gibi görünüyor ve ben de bunun ne olduğunu öğrenmek istiyorum.

But the man seems to have some connection with you and I think I'd like to know what it is.

Sanırım arada bir bağlantı var.

I think there's a connection.

Ama Las Vegas'ta bir bağlantı burada vardı.

But she had a connection here in Las Vegas.

Click to see more example sentences
bağlantılı linked, link

Meme kanseri olan anneler kızlar ve kardeşler arasında genetik bir bağlantı var.

There's a genetic link between mothers and daughters and sisters who have had breast cancer.

Peki Eddie Field ve Ronnie Stokes arasındaki bağlantı ne?

So what's the link between Eddie Field and Ronnie Stokes?

Ama sadece bir bağlantı kurmak durumunda arayüz dart ile.

But only if we establish a link with the interface dart.

Click to see more example sentences
bağlantılı relating, relation, related

Aslında, bir yönden bu proje senin teorin ile bağlantılı.

Well, in a way, this project is related to your theory.

Terry Sloane sıradan biri, pek arkadaşı yok ama düşmanı da yok diğer kurbanlarla bağlantısı da.

Terry Sloane, ordinary guy, not a lot of friends, but no known enemies, no relation to the other vics.

Bu bağlantılı olması için yeterli.

That's close enough to be related.

Click to see more example sentences
bağlantılı in connection

New York, Chicago St Louis, Kansas City'de bağlantılar var.

Connections in the circuit, New York, Chicago, St. Louis, Kansas City.

Ama Las Vegas'ta bir bağlantı burada vardı.

But she had a connection here in Las Vegas.

Ama ben biraz araştırma yaptım ve beklenilmedik bir bağlantı buldum. Lambert Jones, Cindy Allen ve Washington Heights'daki bu dükkan arasında.

But I did some research and found an unlikely connection between Lambert Jones, Cindy Allen and this store in Washington Heights.

Click to see more example sentences
bağlantılı tied

Mallory cinayet ile Eddie Kane'nin bağlantısı var?

You think that ties Eddie Kane with the Mallory murder?

Sadece sokak bağlantıları da değil.

And it's not just street ties.

İz yok, bağlantı yok.

No trace, no ties.

Click to see more example sentences
bağlantılı affiliated

Amerikan İdol" ile bir bağlantısı yok.

Not affiliated with American Idol.

Askeri tecrübesi ya da bağlantısı yok.

No military experience or affiliation.

Geçmiş bağlantıları özellikle Frost ile bağlantıları.

Backgrounds, affiliations, particularly any connections with Frost.

Click to see more example sentences
bağlantılı close

Yakından bağlantılı Ruhlar bir ömür boyu. Başka bir hayatta olma eğilimindedir.

Souls who are closely related in one lifetime. tend to be in another lifetime.

FBI ile yakın bağlantısı olan bir dosta.

A friend With close connections to the FBl

Bu bağlantılı olması için yeterli.

That's close enough to be related.

Click to see more example sentences
bağlantılı associated, associate

Linda Lietzke adında bir kadın tarafından getirilmiş. Harry Pfarrer adında bir adamla bağlantısı var.

It was brought in by a woman named Linda Lietzke an associate of a guy named Harry Pfarrer.

Bu ismi seçti çünkü bu isim caz, şiir ile yakından bağlantılı.

A name he chose because it was closely associated with jazz, beat poetry and..

Tutuklamalar, aktiviteler, bağlantılar

Arrests, activities, associates

Click to see more example sentences
bağlantılı interconnected

Tüm bu para sistemi sadece bir dizi bağlantılı heterojen veritabanı.

The whole monetary system is just a series of interconnected heterogeneous databases.

Hepsi birbiriyle bağlantılı Charlie Harris.

See? It's all interconnected, Charlie Harris.

Tüm ofisler birbiriyle bağlantılı.

All these offices are interconnected.

bağlantılı relevant

Eminim çok fazla şey, ama hiçbiri bağlantılı değil.

Lots, I'm sure, but none of it is relevant.