Turkish-English translations for bağlayıcı:

binding · connective, connecting · linking · anchor · binder · other translations

bağlayıcı binding

Aslında çok bağlayıcı ya da önemli bir şey değil. Sadece bir cinayet itirafı.

It's nothing very binding or important, really just a confession of murder.

Yani, bu yasal olarak bağlayıcı mı?

I mean, this is legally binding?

Yasal olarak bağlayıcı bir birliktelik sunamam size.

I can't offer you a legally binding union.

Click to see more example sentences
bağlayıcı connective, connecting

Ailenin karanlık bir geçmişi var ama seni Drake'e bağlayan da bu.

Your family has a dark legacy, but that's what connects you to the Drake.

İnsanları birbirine bağlayan sadece tek bir kural vardır.

There is only one rule that connects all people

Evet, beni Tom Yates'e bağlayın lütfen.

Yes, connect me with Tom Yates, please.

Click to see more example sentences
bağlayıcı linking

Ama bir şey biliyorsun ve bence bu Bay Bates'i ölü uşağa bağlıyor.

But you know something. And I think it links Mr Bates to the dead valet.

Abu Nazir'i Brody'e bağlayan bir kanıt yok.

There's no evidence linking Brody to Abu Nazir.

Bütün bu insanları birbirine bağlayan adli delil. Nedir o?

The forensic evidence linking all these people what is it?

Click to see more example sentences
bağlayıcı anchor

Sonra tuzak için sıkıca bir garotte bağlayacağız.

Then we'll anchor a garotte for the ambush.

bağlayıcı binder

Birisi bana bir bağlayıcı lütfen.

Somebody get me a binder, please.