Turkish-English translations for baş belası:

nuisance · troublemaker · tease · pest · troublesome · plague · other translations

baş belası nuisance

Bu araba gerçekten bir baş belası.

That car is really a nuisance.

Evet, ama bu sargı tam bir baş belası.

Yes, but the bandage is a nuisance.

Tam bir baş belası.

It was quite a nuisance.

Click to see more example sentences
baş belası troublemaker

Onu hiç tanımıyorum,. .ama bana bir baş belası gibi çok garip görünüyor.

I don't know him at all, but he seems very weird to me, a troublemaker.

Her zaman bir baş belası oldu.

She has always been a troublemaker.

O bir baş belası, Frank.

He's a troublemaker, Frank.

Click to see more example sentences
baş belası tease

Seni küçük baş belası.

Oh, you little tease.

Hadi seni baş belası!

Come on, you tease!

Bayan Postern bir baş belası değil.

Miss Postern is not a tease.

Click to see more example sentences
baş belası pest

Lanet olsun Cora, yanımda kalan bir baş belası var.

Damn it, Cora, I've got this pest staying with me.

Lucas tam bir baş belası.

Lucas is being a pest.

Ödüller o küçük baş belası için.

Rewards for that little pest.

Click to see more example sentences
baş belası troublesome

Gerçekten baş belası bir arkadaşım, değil mi?

I'm really a troublesome friend right?

Ne baş belası bir adam.

What a troublesome man.

Özellikle de bu baş belası şırfıntı.

Especially this beautiful, troublesome wench.

Click to see more example sentences
baş belası plague

O kız bir baş belası.

That girl is a plague!

Bunca zaman başımıza bela oldu durdu, şimdi de bu mu?

She'd been plaguing us all this time and now this?