Turkish-English translations for başarılı:

successful · succeeded · accomplished · prosperous · thriving · triumphant · victorious · well-done · other translations

başarılı successful

Ve senin gibi genç bir kadın Jason gibi başarılı bir erkek arıyor çünkü kendisini güvende hissetmek istiyor.

And a young woman, like yourself looks for a successful man like Jason because she wants to feel safe.

Canım, ben geldim,. .güzel, zeki ve başarılı sevgilin.

Darling, it's me, your beautiful, smart and successful girlfriend.

Başarı ve başarısızlık arasındaki sınır.

The difference between success and failure.

Click to see more example sentences
başarılı succeeded

O, gerçek bir müzisyen biz Gerçek müzik yapmak için bir şans ve o müzik nasıl biz başarılı olabilir.

He's a real musician, and we have a chance to make real music, and that's how we can succeed.

Bu insanın doğasında var ve bu yüzden başarılı olacağımı biliyorum.

It's human nature, and that's why I know I'll succeed.

Harika bir araştırma ve keşifte başarılı olmuştuk.

We succeeded in a great research and discovery.

Click to see more example sentences
başarılı accomplished

Benim en başarılı askerim topal bir at gibi köşede duruyor.

My most accomplished soldier is standing in the corner like a lame horse.

Tanrım şu kadınlar çok zeki, başarılı ve güzeller.

God, these women. They're so smart and accomplished and pretty.

Julia, az önce dinlediğimiz, büyük bir başarı, artistik bir zaferdi.

Julia, what we just heard is a major accomplishment, an artistic triumph.

Click to see more example sentences
başarılı prosperous

Bayanlar ve baylar, dünya yeni bir başarı ve zenginlik çağına giriyor.

Ladies and gentlemen, the world is entering a new age of peace and prosperity.

Lütfen onları kutsa ki güvende, sağlıklı ve başarılı olsunlar.

Please bless them, so that they are safe, healthy and prosperous

Uzun ve başarılı yaşa, oğlum.

Live long and prosper, my son.

Click to see more example sentences
başarılı thriving

Şimdi sadece onları orada tut koloni sağlıklı oluncaya ve başarılı olana kadar.

Now just keep them there until the colony is healthy and thriving.

Ben başarılı ve mutluyum.

I am thriving and happy.

Otuz yaş, flört ve başarı..

Thirty and flirty and thriving.

Click to see more example sentences
başarılı triumphant

Seni de görmek her zaman güzel, özellikle böylesine başarılı bir durumda.

And it's always good to see you, especially in such a triumphant state.

Bir daha asla bu kadar başarılı olamayacaktı.

Never again would he be so triumphant.

Başarılı bir dönüş yaptım.

I made a triumphant return

Click to see more example sentences
başarılı victorious

Bu alay, her zaman ulus ve onun ordusuna sahip olur. Başarı ve zaferin haberleri.

This regiment has always given the nation and its army news of success and victory

Üstün Alman çabası başarısız olduğunda Sovyet zaferi başladı.

When this supreme German effort failed, the Soviet victory began.

Aldığım her nefes bir başarı.

Every breath is a victory.

Click to see more example sentences
başarılı well-done

Evet, çok başarılı oldun.

Yes, you've done very well.