başarısız

Ama bu bir başarı değil.

But that's not It's not that

Sen de git ve çok başarılı ol.

You go. And you be great.

Ve senin gibi genç bir kadın Jason gibi başarılı bir erkek arıyor çünkü kendisini güvende hissetmek istiyor.

And a young woman, like yourself looks for a successful man like Jason because she wants to feel safe.

O, gerçek bir müzisyen biz Gerçek müzik yapmak için bir şans ve o müzik nasıl biz başarılı olabilir.

He's a real musician, and we have a chance to make real music, and that's how we can succeed.

Brooke Davis New York'a taşındı ve başarıyı yakaladı. Peyton Sawyer Los Angeles'a gitti.

Brooke davis moved to new york city and found success peyton sawyer to los angeles.

Ben daha önce beş kez denedim ve başarısız oldum, ama bu sefer kesinlikle başarılı olacağım.

I've tried five times before and failed, but this time I'm sure I'll make it.

Artık kimin güzel, kimin en iyi ya da en başarılı olduğu önemli değil.

It is no longer about who the most beautiful or the best or the most successful.

Bizim için her şey şahane görünüyor para, mutluluk ve harika bir başarı.

Everything looks wonderful for us money, happiness and great success.

Bu çok hassas bir yöntem, ve her zaman başarılı olmaz.

It's a very delicate process, and it's not always successful.

Şimdi, bunun çok ama çok başarılı bir ilişki olduğunu hissediyoruz.

Now we feel this is the start of a very very successful relationship.