Turkish-English translations for başarmak:

manage · to manage · accomplish · succeed · do · survive · achieve · to accomplish · get · to achieve · to succeed · pass · way · arrive · prosper · other translations

başarmak manage

Bir şekilde serbest kalmayı başardı ve silahsız olmasına rağmen o odadaki herkesi öldürdü.

Somehow he managed to get free and, despite being unarmed, he killed everyone in that room.

Çünkü tek bir kadın Batman gelene kadar seni defetmeyi başardı.

Because a single woman managed to fight you off until batman arrived.

Ancak sen ve Jason, onu bulmayı başardınız.

But you and Jason managed to find it.

Click to see more example sentences
başarmak to manage

Bir şekilde serbest kalmayı başardı ve silahsız olmasına rağmen o odadaki herkesi öldürdü.

Somehow he managed to get free and, despite being unarmed, he killed everyone in that room.

Çünkü tek bir kadın Batman gelene kadar seni defetmeyi başardı.

Because a single woman managed to fight you off until batman arrived.

Efendim, yemin ederim ki beni ikna etmeyi başardınız.

Sir, you've managed to convince me, I swear.

Click to see more example sentences
başarmak accomplish

Beyler, bugün gerçekten bir şey başarmış gibi hissediyorum.

Guys, I feel like we accomplished something today.

Ben o olacak ne düşündüğünü bilmiyorum Bu hediyeler başarmak?

I don't know what she thinks she'll accomplish with these presents?

Bana göre çok güçlü bir kadın bunu başarabilir.

Well, I think a very strong woman could accomplish that.

Click to see more example sentences
başarmak succeed

Ve sonra bir gün, biz başaracağız ve bir insanın hayatını kurtaracağız.

And then one day, we will succeed, and we will save a person's life.

Evet, bunu da başardılar tamam mı?

Yeah, Well, they succeeded, okay?

Ve görünen o ki, başarmış.

And obviously, he succeeded.

Click to see more example sentences
başarmak do

Bunu başardık mı, yoksa ne?

Did we do that or what?

O yüzden, evet, bugün güzel bir başardık.

So, yeah, we did do a nice job today.

Hayır, utanılacak bir şey yok. Bu, başarması çok zor bir şey.

No, it's nothing to be ashamed of either, it's really hard to do.

Click to see more example sentences
başarmak survive

Bence hayatta kalmayı başardı ve insan oldu.

I think she survived and became human

Sağ kalmayı başardı, ama gerçekten canlı mı, yoksa

He survived, but is he really alive, or?

Hayatta kalmayı başardığın her gün için bir gümüş.

Piece of silver for every day one survives the battle.

Click to see more example sentences
başarmak achieve

Bu senin en büyük başarın, oğlum.

This is your greatest achievement, son.

O zaman senin başarın ne?

So what's your achievement?

Bir şeyi istemek ve başarmak çok farklı iki şeydir.

Wanting something and achieving it are two very different things.

Click to see more example sentences
başarmak to accomplish

Benzersiz şeyler başarmak için muazzam bir şansınız var.

You have a tremendous chance to accomplish something unique.

Ve bunu başarmak için sadece tek bir şeye ihtiyacınız var.

And to accomplish that, you need do only one thing.

Bunu başarmak için Bölüm gerekli.

Division is necessary to accomplish it.

Click to see more example sentences
başarmak get

Bir şekilde serbest kalmayı başardı ve silahsız olmasına rağmen o odadaki herkesi öldürdü.

Somehow he managed to get free and, despite being unarmed, he killed everyone in that room.

Biraz ses almayı başarabildim, ama yeterli değil.

I managed to get some audio, but not enough.

En sonunda Hammond ve ben kurtulmayı başardık.

Finally, Hammond and I managed to get free.

Click to see more example sentences
başarmak to achieve

Ben de birşeyler başarmak istiyorum!

I too want to achieve something!

Bu bizim başarmak istediğimiz bir şey.

This is something we wish to achieve.

Büyük bir şey başarmak istiyorum.

I want to achieve something greater.

Click to see more example sentences
başarmak to succeed

Başarmak için motive olmak yeterli.

Being motivated is enough to succeed.

Burada herkes Emir'le yatmak istedi ama kimse başaramadı.

Everybody here wanted to sleep with Emir, but noone succeeded.

Başarmak için her ayrıntı önemli!

To succeed, every detail counts!

başarmak pass

Ve o başardı!

And he passed!

başarmak way

İmkansızı başarmak, atlatılmazı atlatmak Her zaman bir yolu vardır. Sen..

To do the impossible,to survive the unsurvivable there's always a way.

başarmak arrive

Çünkü tek bir kadın Batman gelene kadar seni defetmeyi başardı.

Because a single woman managed to fight you off until batman arrived.

başarmak prosper

O dünyayı miras aldık, ve yaşamayı ve hatta zenginleştirmeyi başardık.

We inherited that world,and we managed to survive,and even prosper.