Turkish-English translations for başka yerde:

somewhere else · elsewhere · other translations

başka yerde somewhere else

Hayır ama sen ve ben belki başka bir yerde, güzel bir yerde birlikte yiyebiliriz.

But, uh, me and you maybe we could eat somewhere else, you know, somewhere nice.

Sanırım, hep başka bir yerde olmayı istedim.

I guess I always wanted to be somewhere else.

Bir şeyler içmek için başka bir yere de gidebiliriz.

We could go somewhere else to drink something.

Click to see more example sentences
başka yerde elsewhere

Haydi, başka bir yere gidelim. yemeği en azından yiyelim. hayır, başka yerde yemek yiyeceğiz.

Let's go somewhere else. Let's eat dinner at least. No, we will eat dinner elsewhere.

Radyasyon yok, bu demek oluyor ki organizma burada ama gölge şu an başka bir yerde aks oluyor.

There's no radiation. Which means the organism is here, but it's already projected the shadow elsewhere.

Ama önce başka bir yerde çıkmayacağını garanti edemem.

But I can't guarantee it won't get leaked elsewhere first.

Click to see more example sentences