Turkish-English translations for başkan:

president · mayor · vice · chairman · head · chief · leader · presidential · front · dean · chief executive · chairperson · principal · foreman · other translations

başkan president

Asla siyahi bir başkan gelmeyecek gibi bir asla mı? Çünkü bu oldu.

Never like, "we're never gonna have a black president" never? 'cause that happened.

Onun için hazır olacağım, Sayın Başkan.

We'll be ready for him, Mr. President.

Yani, bu onu daha az başkan yapar?

I mean, does that make him any less president?

Click to see more example sentences
başkan mayor

Ben de öyle düşündüm. Bu yüzden belediye başkanı ile bir anlaşmaya vardık.

That's what I thought, which is why I've come to an agreement with the mayor.

Teddy Conrad, bu kasabanın belediye başkanı olmayı hak etmiyor.

Teddy Conrad doesn't deserve to be mayor of this town.

Sana bir şey söyleyeyim, Crawley Bert harika bir belediye başkanı olur.

I'll tell you what, Crawley Bert would make a great mayor.

Click to see more example sentences
başkan vice

Carol, artık benim en iyi dostum olmayabilirsin ama hala benim lanet olası başkan yardımcımsın.

Carol, you may not be my best friend anymore, but you are still my goddamn vice president.

Evet, Başkan Yardımcısı sizi öğleden sonra kabul edecek.

So, yeah, the Vice President will see you this afternoon.

Evet, Başkan Yardımcısı.

Yes, Vice President.

Click to see more example sentences
başkan chairman

Sayın Başkan, komisyon üyeleri, bayanlar ve baylar, benim adım Lewis Dixon.

Mr Chairman, members of the commission, ladies and gentlemen, my name is Lewis Dixon.

Bir başkan vekili nasıl böyle sorumsuzca bir şey söyleyebilir?

How can a Vice Chairman say such an irresponsible thing?

İyi günler başkanım.

Good afternoon, Chairman.

Click to see more example sentences
başkan head

Şu an bir kafa ve kalpten başka bir şey değil ama sana da gereken bu değil mi?

It ain't much more than a head and a heart right now, but that's all you need, don't you?

Kendi kafamın içinde başka bir beyin gibi.

Like another brain in my own head.

Bölümü, başları İletişim Charles Thompson Başka bir eylemden önce.

Department heads, contact Charles Thompson before any other action.

Click to see more example sentences
başkan chief

Deli baş müfettiş başka bir deli baş müfettiş hakkında konuşuyor.

That's one crazy chief inspector talking about another crazy chief inspector.

Başka seçeneğin yok, Şef

You have no choice, Chief

George C. Marshall, Genel Kurmay Başkanı.

George C Marshall, General, Chief of Staff.

Click to see more example sentences
başkan leader

Önden buyurun Sayın Başkan Yardımcısı. bir kahraman, harika bir arkadaş ve kusursuz bir lider.

After you, Mr. Vice President. A true war hero, a fabulous friend and a wonderful leader.

Sayın Başkan, bir dünya lideri olarak itibarınız söz konusu.

Mr. President, your reputation as a world leader is at stake.

Lider'in onlar için başka planları var.

The Leader has other plans for them.

Click to see more example sentences
başkan presidential

Bayanlar ve Baylar... .huzurlarınızda başkan adayınız Mays Gilliam.

Ladies and gentlemen please welcome presidential candidate Mays Gilliam.

O bir cumhuriyetçi başkan adayını tehdit etmiyor, değil mi?

He's not threatening the Republican Presidential Nominee, is he?

Başkan Yardımcısı'nın görsel varlığına.

A vice presidential visual presence.

Click to see more example sentences
başkan front

Belki de bu şirket başka bir şey için paravandır.

Maybe this company is a front for something else.

Ön tarafta bir araba, aşağıda başka bir araba vardı.

There was a car out front and another down the hill.

Özellikle başka bir kızın önünde mi?

Oh, especially in front of another girl?

Click to see more example sentences
başkan dean

Peki doktor Dean hakkında başka ne söyledi? Hiç.

So what else did the doctor say about Dean?

Şu herif Dean, başka bir şey söyledi mi?

Well, this guy dean say anything else?

Dean başka bir çağrım var. Ne?

Dean, I got another call.

Click to see more example sentences
başkan chief executive

Sırada Yönetim Kurulu Başkanı ve Baş Vizyoner Erlich Bachman, Pied Piper'ı sunuyor.

Next up, Executive Chairman and Chief Visionary Erlich Bachman presenting Pied Piper.

Yaşayan beş eski şef yönetici Başkan Bush, Reagan, Carter, Ford ve Nixon kutlama seremonisi için hazır bulundular.

The five living former chief executives Presidents Bush, Reagan, Carter, Ford and Nixon were on hand for the groundbreaking ceremony.

Terracor Enerji'de Başkan Yardımcısı ve Baş Teknoloji Sorumlusu.

Executive Vice President and Chief Technology Officer of Terracor Energy.

Click to see more example sentences
başkan chairperson

Denetmen Greene, Başkan Clarkson Bay Desantis benimle buluştuğunuz için çok teşekkür ederim.

Supervisor Greene, Chairperson Clarkson, Mr. Desantis, thank you so much for meeting with me.

Ben bu yılın kürsü başkanıyım. Angie Morrison.

Oh, I'm this year's chairperson, Angie Morrison.

Ray Ploshansky, başkan.

Ray Ploshansky, chairperson.

başkan principal

Aslında Müdür Skinner başka bir şey hakkında konuşmak için geldim. Kopya!

Actually, Principal Skinner, I'm here to talk about something else cheating!

Başkan ve müdür,.. Çok meşgul bir kadın olmalısınız.

President and a principal, must be a busy woman!

Müdür Cole, size başka ne var göstereceğim.

Principal Cole, I'll show you what else.

başkan foreman

Her neyse, siz jüri başkanı mıydınız?

Anyway, you were the jury foreman?