başla

Başta aptal bir fikir olduğunu düşünmüştüm sonra daha da aptal bir fikir olduğunu düşündüm.

She thought it was a stupid idea the first time and even more stupid the second time.

Ve bu onun başına gelen en iyi şey oldu.

And that's the best thing that ever happened to her.

Senin gibi güzel bir kız tek başına ne yapıyor?

What's a pretty girl like you doing out here All alone?

Hadi ama yapma, bu şimdiye kadar başıma gelen en iyi şey.

But, come on, this is the best thing that ever happened.

Bak, bana yardım edecek misin? Çünkü bunu tek başıma yapamam.

Look, are you going to help me, because I can't do this alone.

Bu kadın senin başına gelmiş en güzel şey ve sen

This woman is the best thing that ever happened to you.

Bu yüzden ilk başta bir şey söylemedim.

See, that's why I didn't say anything at first.

Ama o odada tek başına olmak benim için çok zor.

But being alone in that room is too hard for me.

Her zaman aynı şeyler ve bu da senin başına geldi, arkadaşım.

It's always the same and it has happened to you, my friend.

Evet, yani, ilk başta değil, ama sonra evet.

I mean, not at first, but then yeah.