Turkish-English translations for bacak:

leg · limb · pin · extremity · jack · shank · shin · other translations

bacak leg

Bebek Bacaklı, sen iyi bir dedektifsin. Ama bebek bacakların yüzünden yeteri kadar iyi değilsin.

Baby Legs, you're a good detective but not good enough, because of your baby legs.

Senin bacaklarını hiç görmedim.

I've never seen your legs.

İki bacak arası iyi, efendim.

Between two legs better, sir.

Click to see more example sentences
bacak limb

İki kafatasının parçaları, alt ve üst bacak parçaları.

Parts of two skulls, fragments of upper and lower limbs.

Ve son olarak, ama sonuncu değil, bacaklarda felç.

And last, but not least, lower limb paralysis.

Bir omurga ve iki çift bacak, uzun gövde.

Long body with a backbone and two pairs of limbs.

Click to see more example sentences
bacak pin

Bacağı ağır bir şeyin altında kalmış.

His leg was pinned under something heavy.

Bacağı ağır bir şeyin altında kalmış çok ağır.

His leg was pinned under something something heavy.

Bacaklar sıkışmış ama oldukça atik gözüküyor.

Legs pinned, but seems pretty alert.

Click to see more example sentences
bacak extremity

Boyun yan grafi, göğüs, leğen kemiği, bacaklar.

Cross-table C-spine, chest, pelvis, lower extremities.

İki kurşun yaralısı, sol alt bacağına.

Two GSWs in the left lower extremity.

Bacaklarda sorun yok. Çıkık ve deformite yok.

Lower extremities clear, no step-offs, no deformities.

bacak jack

Bacağın için üzgünüm, Jack.

Sorry about the leg, Jack.

Bak sana ne çıktı. İki bacak.

Oh, look what you got, two jacks.

bacak shank

Yeniden düşün, uzun bacak.

Think again, long shanks.

bacak shin

İşte bir kol, bir bacak.

Here an arm, there a shin.