Turkish-English translations for baharat:

spices, spice · seasoning, season · condiment · herb · other translations

baharat spices, spice

Lois, Kurabiye, Şeker, Baharat, Tarçın, Esmer Şeker ve Tereyağı ile tanış.

Lois, meet Cookie, Sugar, Spice, Cinnamon, Brown Sugar and Butter.

Fena değil, ama biraz daha baharat gerek.

Not bad, but it needs a Iittle more spice.

Biraz daha baharat lazım ama.

It needs a little more spice.

Click to see more example sentences
baharat seasoning, season

Baharat olarak çemen tohumu, köri yaprakları, hardal ekle" ve kişniş.

In the seasoning add fenugreek seeds, curry IeaVes, mustard" and coriander.

Jerry, dünyanın tuzu gibidir ama senin için doğru baharat o değil.

Jerry's the salt of the earth, but he's not the right seasoning for you.

O ne? Su, şeftali reçinesi, elma pekmezi, köpekbalığı özü, ve Lawry baharat sosu.

Water, peach resin, apple pectin shark extract and Lawry's seasoning salt.

Click to see more example sentences
baharat condiment

Bu bir tür baharat ya da başka bir şey olabilir.

Well, this has to be some kind of condiment or something.

Sen, dinamik Kara Şövalye, bana karşı, kavramsal Baharat Kralı'na.

You, the dynamic Dark Knight, versus me, the conceptual Condiment King.

Bir ev dolusu baharat ve hiç yiyecek yok.

A houseful of condiments and no food.

Click to see more example sentences
baharat herb

Bu çok iyi bir bitki ve baharat koleksiyonu.

This is quite a collection of herbs and spices.

Bitki, baharat ve çay.

Herbs, spices, and teas.

Tabelada yazdığı gibi: Bitki, baharat ve çay.

Just like the sign says, herbs, spices and teas.

Click to see more example sentences