Turkish-English translations for bahis:

betted, betting, bet · wager · bookmaker · place bet · other translations

bahis betted, betting, bet

Ben gerçekten sıcak görmek istiyorsa, o zaman Geri kız, benim en iyi bahis bir film izlemek oldu.

Back then, if I wanted to see a really hot girl, my best bet was to watch a movie.

Ne biçim bir bahis bu?

What kind of bet is this?

Bu bir bahis.

It's a bet.

Click to see more example sentences
bahis wager

Evet, ben eminim bahis gerekiyordu Bir hastanın patolojisi üzerinde.

Yeah, I'm pretty sure I'm not supposed to wager on a patient's pathology.

Ama yeni bir bahis var.

But But there's a new wager.

Küçük bir bahis. İyi bir için teşvik.

Little wager good incentive for a great job

Click to see more example sentences
bahis bookmaker

Biraz tefecilik, biraz müşterek bahis, işte bunun gibi şeyler.

A little bookmaking, some loansharking, extortion, like that.

Janero örgütünün bir parçası olan Cirela, müşterek bahis ve vergi kaçırma davasında, Janero aleyhine şahitlik yapacaktı.

Cirela, part of Janero's organization, was testifying against Janero in an upcoming trial for bookmaking and tax evasion.

Ufak hırsızlıklar yapar, bahis oynatırdı.

Small-time booster, bookmaker type.

Click to see more example sentences
bahis place bet

Efendim öne gelin. efendim hadi, bir bahis yerleştirin.

Let sir come forward. Come on sir, place a bet.