Turkish-English translations for bakıcı:

babysitter · caretaker · nanny · sitter · nurse · keeper · foster · caregiver · carer · watcher · handler · other translations

bakıcı babysitter

Ayrıca, ben onun baba daha Wyatt için daha iyi bir bakıcı düşünemiyorum.

Besides, I can't think of a better babysitter for Wyatt than his daddy.

Ve görünüşe göre bizim bakıcı bir şeyin içinde olabilir.

And it looks like our babysitter might be onto something.

Bir bakıcıya ihtiyacım yok.

I don't need a babysitter.

Click to see more example sentences
bakıcı caretaker

Sonra şu son bakıcı, Grady vardı.

Then there was this last caretaker, Grady.

Bunu mu demek istedin, Bakıcı?

Is that what you mean, Caretaker?

Bir bakıcı onunla birlikte.

A caretaker is with her.

Click to see more example sentences
bakıcı nanny

Haley oğlu Jamie için yeni bir bakıcı tuttu.

Haley just hired a nanny for her son, Jamie.

Çocuğun ailesi başka bir bakıcı bulur.

The kid's parents will find another nanny.

İyi bir bakıcı buldun mu?

You found a good nanny?

Click to see more example sentences
bakıcı sitter

O zaman bir bakıcı bulsan iyi edersin.

Mm. Well, then you better find a sitter.

En sonunda bakıcı polisi aradı.

Eventually the sitter called the police.

Tamam, ilk durak, bakıcı, sonra Ambar.

Okay, first stop, sitter. Then the Warehouse.

Click to see more example sentences
bakıcı nurse

Ben bir bakıcı değilim.

I'm not a registered nurse.

Size bir bakıcı lazım, hemşire değil.

You need a keeper, not a nurse.

Bu, o gece Margaret Whittaker'ın kovduğu bakıcı.

That was the night nurse that Margaret Whittaker fired.

Click to see more example sentences
bakıcı keeper

Size bir bakıcı lazım, hemşire değil.

You need a keeper, not a nurse.

Bence o bir bakıcı.

I think he's a keeper.

O bir bakıcı.

She's a keeper.

Click to see more example sentences
bakıcı foster

Çok iyi bir bakıcı anne olacak Sayın Yargıç.

She'll be a great foster mother, your honor.

Sadece bir bakıcı anne o.

She's just another foster mom.

Jack bakıcı bir ev buldu.

Jack found a foster home.

Click to see more example sentences
bakıcı caregiver

En uygun bakıcı olabilecek kim?

Who's the most appropriate caregiver?

Karşınızda Roger Smith, bakıcı.

Behold. Roger Smith, caregiver.

Adam gibi bir bakıcı bile bulamıyor.

She can't even find a decent caregiver.

Click to see more example sentences
bakıcı carer

Bunlar bakıcı mı?

Are those carers?

bakıcı watcher

Şirin ve tüylü hayvan bakıcıları merhabalar.

Hello, cute and fuzzy animal watcher.

bakıcı handler

Onun FBI bakıcıları.

His FBI handlers.