Turkish-English translations for bakıcılık:

Babysitting · nursing · other translations

bakıcılık Babysitting

Ve sana bakıcılık yapamam çünkü hiç gerçek bir arkadaşın bile yok.

And I can't babysit you because you don't have any real friends.

Sanırım arkadaşım Kristen Lucas eskiden sana bakıcılık yapıyordu?

I think my friend Kristen Lucas used to babysit you?

Ya işsizdim ya da bir yönetmenin çişini tutamayan köpeğine bakıcılık yapıyordum.

I'm either at home unemployed or babysitting some director's incontinent bulldog.

Click to see more example sentences
bakıcılık nursing

Tam olarak bakıcılık gibi değil ama ne yapacaksın ki?

It's not exactly nursing, but what are you gonna do?

Bu ve Bruce'a bakıcılık.

That and nursing Bruce.

Kont'un en genç kızına bakıcılık yapıyorum, Galiote.

I'm nursing the Count's youngest daughter, Galiote.