Turkish-English translations for bakan:

Minister · Secretary · Secretary of state · facing, face · looking, look · Chancellor · attendant · acting · other translations

bakan Minister

Başkan, başbakan, savunma bakanı veya görünüşe göre bir belediye başkanı.

President, prime minister, defense secretary, or a mayor, apparently.

Bakan onun için birini yolladı. bu gece "Villa Caputo" da bir parti var.

The Minister sent someone for him. There's a party tonight at "Villa Caputo".

Nazi Bakanı, kayıtsız şartsız teslim ilan etti.

The Reich Minister has declared unconditional surrender

Click to see more example sentences
bakan Secretary

O her zaman Savunma Bakanı değildi ve sen de bizim ilk müşterimiz değilsin.

He wasn't always the secretary of defense and you're not our first client.

Bakan bir kere kullanarak büyük risk aldı.

The Secretary took a huge risk using it once.

Bakan Bailey zengin bir işadamı.

Secretary Bailey is a rich businessman.

Click to see more example sentences
bakan Secretary of state

Bir kaç dakika sonra Devlet Bakanı ve Yönetici Shay ile toplantım var.

I'm meeting with the Secretary of State and director Shay in a few minutes.

İmza, Başkan Benjamin Harrison" "imza, Devlet Bakanı James G. Blaine.

Signed, President Benjamin Harrison and secretary of state James G. Blaine.

Richard Hammond, Dışişleri Bakanı.

Richard Hammond, Secretary of State.

Click to see more example sentences
bakan facing, face

Bir parka bakan güzel bir oda veya

A beautiful room facing park or

Burada bahçeye bakan büyük pencereleri hayal et.

Imagine here, huge windows facing the garden.

Güneye bakan odalar; Leydi Ingram ve Bayan Ingram için.

South-facing rooms for Lady Ingram and Miss Ingram.

Click to see more example sentences
bakan looking, look

Bize bakan bir çocuk var.

There's a boy looking at us.

O akşam, Dorrit, çok içten bakan o hamsterın gözlerine daldı.

That night, Dorrit peered into the eyes of a soulful-looking hamster

Mekiğin kuyruğundan dışarı bakan astronot Jim Buchli:

Looking out past the shuttle's tail Astronaut Jim Buchli.:

Click to see more example sentences
bakan Chancellor

Bu da sayın Bakan.

This is the Chancellor.

Teşekkür ederim, Yüce Bakan.

Thank you, Supreme Chancellor.

Churchill çok endişelendi. Ve onun iki bakanı,

Churchill got very worried and his two chancellors,

Click to see more example sentences
bakan attendant

Ben bir bakan olarak tabii ki katılmalıyım.

I as Minister of Resources must of course attend.

Önemli bir Savunma Bakanı olarak" Bay Satchell geçen sene NATO zirvesine katılmıştı.

'As a leading defence minister' Mr Satchell attended the NATO summit late last year.

Sovyetler Birliği pavyonu, İçişleri Bakanı Bay Dormoy'un, Eğitim Bakanı Bay Zay'in ve Devlet Bakanı Bay Chautemps'ın da katıldığı bir törenle Dışişleri Bakanı Bay Hirschfield tarafından açıldı.

The ussr pavilion is inaugurated by mr hirschfeld, the soviet charge d'affaires, attended by mr dormoy, interior minister, mr zay, education minister, and mr chautemps, minister of state.

Click to see more example sentences
bakan acting

Bakan Allenford, komutan vekiliyim.

Secretary Allenford, Acting Command.