Turkish-English translations for bakkal:

grocery · grocer · grocer's · grocery store · convenience · convenience store · other translations

bakkal grocery

Ben bir silah deposu bulamadı ya da bir bakkal, ama bir kuru temizleme bulundu.

I couldn't find a gun store or a grocery store, but I found a dry cleaner.

Bakkal kadın. Adı neydi onun?

The grocery woman what's her name?

Evet, bakkal alışverişine gitti.

Yes, she's gone grocery shopping.

Click to see more example sentences
bakkal grocer

Portekizli bakkal bir öpücük için her şeyi yapar.

The Portuguese grocer will do anything for a kiss

Benim evin karşısında bir bakkal var.

There's a korean grocer opposite my building.

Bir bakkal daima tedbirli olmalıdır.

A grocer must always be discreet.

Click to see more example sentences
bakkal grocer's

Benim evin karşısında bir bakkal var.

There's a korean grocer opposite my building.

Efendi Çörek, fırıncının oğlu. Bay Yulaf, bakkal.

Master Bun the Baker's son, Mr Grits the Grocer.

Oysa burada bir bakkal vardı.

Here, there was a grocer's store.

Click to see more example sentences
bakkal grocery store

Ben bir silah deposu bulamadı ya da bir bakkal, ama bir kuru temizleme bulundu.

I couldn't find a gun store or a grocery store, but I found a dry cleaner.

Yani bir bakkal gibi.

So it's a grocery store.

Bakkal dükkânı, lütfen.

Grocery store, please.

Click to see more example sentences
bakkal convenience

Üvey babam ve annem uygun fiyatlı bir bakkal işletiyorlar.

My stepfather and my mom run a convenience store.

Bir hafta sonra, bir bakkal dükkanında

A week later, at a convenience store

bakkal convenience store

Üvey babam ve annem uygun fiyatlı bir bakkal işletiyorlar.

My stepfather and my mom run a convenience store.

Bir hafta sonra, bir bakkal dükkanında

A week later, at a convenience store